Söz konusu kayıtların ortaya çıkmasıyla birlikte Agmon’un hem Netanyahu’ya hem de iktidardaki Likud partisine yönelik son derece sert, tartışmalı ve yer yer hakaret içeren ifadeler kullandığı görüldü.

Konuşmaların bağlamından koparıldığını iddia etti

Agmon, İsrail Başbakanlık Ofisi aracılığıyla yaptığı açıklamada sızdırılan konuşmaların gerçek olduğunu kabul etti ancak bu ifadelerin bağlamından koparıldığını savundu. Açıklamasında, söz konusu konuşmaların önemli bir kısmının Başbakanlık Ofisi’ndeki görevine başlamadan önce gerçekleştiğini belirten Agmon, bu kayıtların kasıtlı şekilde seçilerek kamuoyuna servis edildiğini ve amacın hem kendisini itibarsızlaştırmak hem de görev yaptığı başbakana zarar vermek olduğunu öne sürdü. Geçtiğimiz hafta bir arkadaşının aralarındaki özel sohbetleri paylaşma kararı aldığını iddia eden Agmon, yaşananların ardından Netanyahu’ya istifasını sunduğunu duyurdu.

Agmon: “Netanyahu’nun işi bitti”

Sızdırılan telefon konuşmaları ve yazışmalarda Agmon’un, 7 Ekim’de yaşanan olayları İsrail açısından büyük bir başarısızlık olarak değerlendirdiği ve bu gelişmenin ardından Netanyahu’nun siyasi kariyerinin sona erdiğini düşündüğünü ifade ettiği ortaya çıktı. Agmon’un, “7 Ekim’deki başarısızlıktan sonra Netanyahu’nun işi bitti.” şeklinde konuştuğu, ayrıca “Asıl mesele artık onun değil, ülkenin ayakta kalıp kalamayacağıdır.” dediği aktarıldı. Bu ifadeler, İsrail siyasetinde ciddi bir tartışma başlattı.

Kayıtlarda Agmon’un, Mısır’ın 7 Ekim öncesinde İsrail’i uyardığını öne sürdüğü de yer aldı. Bu uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını ima eden Agmon, Mısır ile Netanyahu arasında yapılan görüşmelere ait kayıtların kamuoyuna açıklanması halinde başbakanın siyasi olarak çok daha zor bir duruma düşeceğini dile getirdi. Ayrıca Likud Partisi’nin de bu süreçten ciddi şekilde zarar gördüğünü savunarak “Likud’un da işi bitti.” ifadelerini kullandığı görüldü.

Agmon: “O hasta ve yaşlı bir lider”

Agmon’un konuşmalarında yalnızca siyasi eleştirilerle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda Netanyahu’nun sağlık durumu ve yaşıyla ilgili de dikkat çeken ifadeler kullandığı ortaya çıktı. İsrail ana muhalefet lideri Yair Lapid’i eleştiren Agmon, Lapid’in Netanyahu’nun yaşını ve sağlık durumunu yeterince gündeme getirmediğini savundu. Kayıtlarda Agmon’un, Netanyahu’nun Yom Kippur sırasında bir sinagogda bayıldığını öne sürerek “O hasta ve artık yaşlı bir lider.” şeklinde konuştuğu belirtildi.

Sızdırılan içeriklerde Agmon’un, iktidardaki Likud Partisi milletvekillerine yönelik ifadeleri de büyük tepki çekti. Agmon’un, parti listesi hakkında son derece ağır ithamlarda bulunduğu ve bazı milletvekillerini suç unsurlarıyla ilişkilendirerek aşağılayıcı bir dil kullandığı görüldü. Bu kapsamda, parlamentodaki Likud listesine yönelik olarak “Sanki tecavüzcüler ve katiller aranıyor diye ilan vermemiz gerekiyor; çünkü listede zaten bir hırsız, bir soyguncu ve bir adam kaçıran var.” şeklinde ifadeler kullandığı aktarıldı.

Milletvekillerini de topa tutmuş

Bunun yanı sıra Agmon’un, Likud’un Mizrahi kökenli bazı milletvekillerine yönelik ırkçı ve hakaret içeren sözler sarf ettiği de kayıtlara yansıdı. Parti içindeki isimlerden Nissim Vaturi ve Eliyahu Revivo hakkında aşağılayıcı ifadeler kullandığı, Eli Dellal için de benzer şekilde küçük düşürücü sözler söylediği belirtildi. Bu ifadeler, İsrail kamuoyunda geniş çaplı tepki topladı.

Agmon’un sızan konuşmalarında yalnızca siyasi isimlere değil, Netanyahu’nun yakın çevresine yönelik iddialar da yer aldı. Bu kapsamda, Netanyahu’nun oğlu Yair Netanyahu’nun kendi adına diplomatik pasaport çıkarttırdığı yönünde suçlamalarda bulunduğu ifade edildi.

Tüm bu gelişmeler ışığında Ziv Agmon’un istifası, İsrail siyasetinde yeni bir krizin fitilini ateşledi. Sızdırılan konuşmaların içerdiği ağır ithamlar, parti içi dengeleri ve hükümetin kamuoyu nezdindeki konumunu sarsarken, önümüzdeki günlerde konunun siyasi etkilerinin daha da derinleşmesi bekleniyor.

Kaynak: t24.com.tr