İnsalık tarihi yaklaşık 10 bin yıldır en lezzetli, en büyük ve en dayanıklı bitkilerin tohumlarını saklayarak tarımı geliştirdi. Yüzyıllar süren bu yavaş ve zahmetli süreç, bugün market raflarında gördüğümüz meyve ve sebzelerin çoğunu şekillendirdi. Ancak bilim dünyası, bu geleneksel yöntemi binlerce yıl hızlandıracak bir genetik makas kullanarak tarımın geleceğini yeniden yazıyor.

Zorlu şartlardan mutfaklara: Altın çileğin dönüşümü
Cold Spring Harbor Laboratuvarı'ndaki (CSHL) araştırmacılar, domatesle akraba olan ancak tarımı oldukça zor olan altın çilek üzerinde devrim niteliğinde bir çalışma yürüttü. Güney Amerika kökenli olan ve tatlı-mayhoş aromasıyla bilinen bu süper meyve, vahşi yapısı nedeniyle büyük ölçekli tarıma uygun değildi. Devasa boyuta ulaşan ve etrafa yayılan bitki yapısı, hasadı neredeyse imkansız hale getiriyordu.

Boyu %35 kısaldı, verimi arttı
CSHL'den Dr. Zachary Lippman ve ekibi, CRISPR gen düzenleme aracını kullanarak altın çileğin genetiğine müdahale etti. Yapılan hassas dokunuşlarla bitkinin boyu %35 oranında kısaltılarak daha kompakt bir forma getirildi. Bu sayede bitkiler hem ev bahçelerinde yetişebilecek kadar küçüldü hem de çiftçilerin daha dar alanlara daha fazla bitki dikmesine olanak sağladı.

Lezzetten ödün verilmedi
Araştırmacılar sadece boyutu küçültmekle kalmadı, aynı zamanda yüzlerce meyveyi tek tek tadarak en iyi aroma profiline sahip hatları seçti. Ortaya çıkan yeni türler, hem yönetilmesi kolay bir gövdeye hem de tüketicilerin sevdiği o yoğun aromaya sahip. Dr. Miguel Santo Domingo Martinez, "Bu modern araçları kullanarak henüz evcilleştirilmemiş mahsulleri sofralarımıza kazandırabiliriz," diyerek çalışmanın önemini vurguladı.

İklim krizine karşı yeni bir yol
Küresel ısınma ve artan nüfusun gıda güvenliğini tehdit ettiği bir dönemde, CRISPR ile geliştirilen bu dayanıklı ve kompakt mahsuller birer umut ışığı olarak görülüyor. Araştırma ekibi, bir sonraki adımın meyve boyutunu büyütmek ve hastalıklara karşı direnci artırmak olduğunu belirtiyor. Gerekli yasal izinlerin alınmasının ardından, genetiği iyileştirilmiş bu altın çileklerin dünya genelinde yaygınlaşması bekleniyor.





