Uzun yaşam çoğu zaman beslenme, egzersiz ve yaşam tarzı gibi faktörlerle açıklanıyor. Ancak Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, genetik mirasın insan ömrü üzerindeki etkisinin sanılandan çok daha güçlü olabileceğini ortaya koydu.

Uzun Ömrün Sırrı (2)

Önceki çalışmalar eksik kalmış olabilir

Araştırmacılar, insan ömrünün genetik bileşenini inceleyen önceki çalışmaların önemli bir noktayı gözden kaçırdığını belirtiyor. Kazalar, cinayetler, bulaşıcı hastalıklar ve yaşlanma dışı nedenlerle gerçekleşen ölümler, yaşam süresini kısaltan “dışsal ölüm oranları” olarak tanımlanıyor. Bu oranlar yaşla birlikte artıyor ve bireyler yaşlandıkça daha kırılgan hale geliyor. İsrail’deki Weizmann Bilim Enstitüsü’nden Prof. Uri Alon ve ekibi, bu dışsal faktörlerin hesaba katılmamasının, genetiğin etkisinin olduğundan daha düşük görünmesine yol açtığını vurguluyor.

Uzun Ömrün Sırrı (3)

İkiz verileriyle yeni model kuruldu

Araştırmacılar, dışsal ölümlülük ile biyolojik yaşlanmanın etkisini ayırabilen yeni bir matematiksel model geliştirdi. Model, Danimarka ve İsveç’teki binlerce ikiz çiftine ait tarihi yaşam süresi verileri kullanılarak kalibre edildi. Bu yaklaşım sayesinde, dışsal ölüm nedenleri elendiğinde biyolojik yaşlanmanın genetik sinyali daha net biçimde ortaya çıktı. Sonuçlar, insan ömründeki varyasyonun yaklaşık yüzde 50’sinin genetik faktörlerle açıklanabileceğini gösterdi.

Uzun Ömrün Sırrı (1)

Çevresel faktörler hâlâ etkili

Çalışmanın ortak yazarlarından Ben Shenhar, kalan yüzde 50’lik farkın yaşam tarzı, çevresel koşullar ve rastlantısal biyolojik süreçlerle ilişkili olduğunu söyledi. Shenhar, özellikle yaş ilerledikçe çevresel etkenlerin daha belirleyici hale geldiğini vurguladı.

Pankreas Kanseri (1)

Bilim dünyasından yorum

Araştırma bağışıklık sisteminin rolünü doğrudan ele almıyor olsa da, Brighton Üniversitesi’nden Prof. Richard Faragher çalışmanın önemli bir mesaj verdiğini belirtti. Faragher’e göre bulgular, insanların yaşlanma sürecinin diğer memeli türlerinden çok da farklı olmadığını gösteriyor:

“Bu sonuçlar önemli çünkü farelerde işe yarayan yaşlanma karşıtı müdahalelerin insanlarda da etkili olabileceğine dair bilimsel güveni artırıyor."