"Yaşam nasıl başladı?" sorusu yüzyıllardır soruluyor, ancak cevap Dünya'nın okyanuslarında değil, uzayın derinliklerinde olabilir. Ancient Origins'in derlediği son bilimsel verilere göre; yaşamın tohumlarının uzaydan geldiğini savunan "Panspermia" teorisi, artık sadece bir bilim kurgu senaryosu değil, güçlü kanıtlarla desteklenen bir gerçeklik haline geliyor.

Asteroitlerde DNA yapıtaşları bulundu

Japonya ve NASA'nın asteroitlerden dünyaya getirdiği örnekler üzerinde yapılan son analizler, bilim dünyasında şok etkisi yarattı. Uzay kayalarında karbon, amonyak ve en önemlisi DNA ve RNA'nın temel yapıtaşları tespit edildi. Bu bulgu, yaşamın Dünya'da sıfırdan oluşmadığını, milyarlarca yıl önce meteorlarla "paket servis" olarak gezegenimize taşınmış olabileceğini gösteriyor.

Yaşam "imkansız" derecede hızlı başladı

Nature Ecology and Evolution dergisinde yayınlanan 2024 tarihli bir çalışma, tüm canlıların ortak atası olan LUCA'nın yaşını 4.3 milyar yıl öncesine çekti. Bu tarih, Dünya'nın yaşanabilir hale gelmesinden sadece 200 milyon yıl sonrasına denk geliyor. Bilim insanları, bu kadar kısa sürede yaşamın "tesadüfen" ve bu kadar karmaşık bir şekilde ortaya çıkmasının imkansız olduğunu, dolayısıyla yaşamın Dünya'ya "hazır halde" gelmiş olabileceğini savunuyor.

Matematik "Uzaylı Müdahalesi" diyor

Imperial College London'dan Profesör Robert Endres'in 2025 tarihli olay yaratan makalesi ise tartışmayı başka bir boyuta taşıdı. Endres, yaşamın kaotik bir kimyasal çorbadan rastgele oluşma ihtimalinin matematiksel olarak "yok denecek kadar az" olduğunu hesapladı. Profesör, yaşamın bu kadar hızlı başlaması için ya "Yönlendirilmiş Panspermia" (ileri bir uygarlığın yaşamı kasıtlı olarak yayması) ya da henüz bilmediğimiz bir dış müdahalenin "mantıksal bir seçenek" olduğunu belirtiyor.

Uzayda ölmeyen "Su Ayıları"

Teorinin en büyük destekçisi ise Tardigradlar (Su Ayıları). Uzay boşluğunda, radyasyon altında ve mutlak sıfır sıcaklığında hayatta kalabilen bu mikroskobik canlılar, biyolojik yaşamın uzay yolculuğuna dayanabileceğinin canlı kanıtı olarak gösteriliyor.