Gün içinde düşüncelerimizin hiç durmadan aktığını zannederiz. Ancak birinin bize az önce tanıştığımız bir kişinin adını sormasıyla zihnimizin tamamen boşaldığını fark ettiğimiz anlar, bu algıyı bozar. Sinirbilim araştırmaları, zihnin uyanıkken bile zamanın yaklaşık yüzde 5 ila 20’sinde düşünce üretmediğini ortaya koyuyor. Bu durum, psikoloji ve sinirbilim literatüründe “mind blanking”, yani zihin boşalması olarak tanımlanıyor.

Zihin boşalması nasıl tanımlanıyor?

Belçika’daki Liège Üniversitesi’nde bilişsel nörobilim alanında çalışan Athena Demertzi, zihin boşalması üzerine yapılan çalışmaları inceleyen kapsamlı bir makaleye imza attı. Araştırmalarda bu kavram için ortak bir tanım oluşturmak zor olsa da Demertzi, mind blanking’i “kişinin hiçbir düşünceye sahip olmadığını ya da düşüncelerini ifade edemediğini hissetmesi” olarak tanımlıyor. Bu belirsizlik bilinçli olarak korunuyor çünkü insanlar zihinlerinin boşaldığını tarif ederken “Ne düşündüğümü hatırlamıyorum” ya da “O an dikkat etmiyordum” gibi farklı ifadeler kullanabiliyor.

Beyniniz Duruyor (2)

Beyin taramaları ne gösteriyor?

Zihin boşalmasını incelemek için kullanılan yöntemlerden biri fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI). Ancak Demertzi’ye göre, katılımcılardan bilinçli olarak “hiçbir şey düşünmemeleri” istendiğinde, elde edilen beyin sinyalleri gerçek bir zihin boşalmasını değil, düşünceleri bastırmak için harcanan çabayı yansıtıyor. Bu nedenle ekip, daha doğal bir yöntem izleyerek katılımcıların dinlenme hâlindeki beyinlerini gözlemledi ve rastgele anlarda ne düşündüklerini sordu. Bu çalışmalarda, zihinlerinin boş olduğunu bildiren katılımcıların beyinlerinde dikkat çekici bir senkronizasyon örüntüsü görüldü. Beyin ağları kısa süreli olarak adeta birlikte “sessizliğe” geçiyordu. Bu örüntünün, derin uyku veya anestezi sırasında görülen beyin aktivitelerine benzer olduğu tespit edildi.

Beyniniz Duruyor (1)

Uyarılma düzeyiyle bağlantısı

Araştırmalar, zihin boşalmasının beynin uyarılma düzeyiyle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Uyarılma seviyesi düştüğünde, yani kişi çok yorgun ya da uykusuz olduğunda zihin boşalması daha sık yaşanıyor. Buna karşılık, aşırı uyarılma durumlarında da düşünceler çok hızlı aktığı için birey tek bir fikri net şekilde hatırlayamıyor. Bu da farklı bir mind blanking biçimi olarak değerlendiriliyor.

Nörologlar Uyarıyor Bu Içecek Beyin Performansını Artırıyor

Klinik durumlarla ilişkisi

Zihin boşalması bazı klinik tablolarla da bağlantılı. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı konmuş ve ilaç kullanmayan çocuklarda mind blanking ataklarının daha sık görüldüğü biliniyor. Aynı şekilde, yoğun kaygı ile seyreden bazı anksiyete bozukluklarında da hızlı düşünceler zihinsel içeriğin silikleşmesine yol açabiliyor.

Beynin kendini sıfırlama yolu olabilir mi?

Bilim insanlarına göre en çarpıcı soru, zihin boşalmasının neden gerçekleştiği. Demertzi, bunun uyku ve uyanıklık döngüsüyle bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Derin uyku sırasında beynin, glimfatik sistem aracılığıyla gün boyunca biriken atıkları temizlediği biliniyor. Araştırmacılar, bu temizlik ve yeniden dengeleme sürecinin uyanıkken de çok kısa aralıklarla gerçekleşebileceğini ve bu anların zihin boşalması olarak deneyimlendiğini düşünüyor. Demertzi’ye göre bu kısa “duraklamalar”, beynin gün boyu yüksek performansını sürdürebilmesi için gerekli. Aksi halde sürekli uyanık ve sürekli düşünen bir zihnin uzun vadede işlevini koruması mümkün olmayabilir.

Sessiz ama yaygın bir deneyim

Araştırmacılar, mind blanking yaşamayan insanların var olabileceğini ancak bunun oldukça düşük bir ihtimal olduğunu belirtiyor. Çoğu kişi bu anların farkına ancak biri “Az önce ne düşünüyordun?” diye sorduğunda varıyor. Bilim insanlarına göre zihin boşalması, performans açısından ideal olmasa da beynin kendini koruma ve yeniden ayarlama yöntemlerinden biri olarak değerlendiriliyor.