Bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler modern hayatın vazgeçilmezleri haline gelirken, bu yoğun ekran kullanımı göz sağlığı üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturuyor. Özellikle ofis çalışanları, öğrenciler ve uzaktan çalışan bireylerde dijital göz yorgunluğu vakalarının belirgin biçimde arttığı ifade ediliyor. Yapılan araştırmalar, dijital ekran kullanan bireylerin büyük çoğunluğunda en az bir göz yorgunluğu belirtisinin görülebildiğini ortaya koyuyor.
Dijital göz yorgunluğu nedir?
Göz Hastalıkları Uzmanı Mesut Toğaç, dijital göz yorgunluğunu dijital ekranlara uzun süreli bakış sonucunda ortaya çıkan, geçici ancak tekrarlayıcı göz ve göz dışı şikâyetlerle karakterize edilen bir durum olarak tanımlıyor. Tıpta “Computer Vision Syndrome” olarak adlandırılan bu tablo, günümüzde yalnızca bilgisayarları değil tüm dijital ekranları kapsayacak şekilde ele alınıyor.

Belirtiler giderek çeşitleniyor
Uzmanlara göre dijital göz yorgunluğu yalnızca gözle sınırlı kalmıyor. Göz kuruluğu, yanma ve batma hissi, kızarıklık, bulanık ya da çift görme ve ışığa hassasiyet en sık karşılaşılan yakınmalar arasında yer alıyor. Bunlara ek olarak baş ağrısı, boyun, omuz ve sırt ağrıları, konsantrasyon güçlüğü ve genel yorgunluk hissi de tabloya eşlik edebiliyor.
Göz kırpma azalıyor, sorun büyüyor
Ekrana uzun süre odaklanıldığında göz kırpma sayısının farkında olmadan azaldığını belirten Toğaç, bunun göz yüzeyinin yeterince nemlenmemesine ve kuruluğa yol açtığını ifade ediyor. Yanlış oturma pozisyonu, uygun olmayan ekran mesafesi, düzeltilmemiş kırma kusurları ve hatalı gözlük kullanımı da dijital göz yorgunluğunu artıran önemli faktörler arasında gösteriliyor.
Risk altındaki gruplar
Uzman değerlendirmelerine göre günlük ekran süresi 4–6 saatin üzerinde olan bireyler, kontakt lens kullananlar, ortam nemi ve aydınlatması yetersiz alanlarda çalışanlar ile önceden göz kuruluğu bulunan kişiler daha yüksek risk taşıyor. Çocuklar ve gençler ise artan dijital cihaz kullanımı nedeniyle özellikle dikkat edilmesi gereken gruplar arasında yer alıyor.

Bilimsel veriler uyarıyor
Göz Hastalıkları Uzmanı Arif Koytak, uzun süreli ekran maruziyetinin göz kaslarını sürekli aktif halde tuttuğunu ve bunun zamanla performans düşüşüne yol açtığını belirtiyor. Çeşitli bilimsel çalışmalar, dijital ekran kullanan bireylerin yüzde 70–90’ında dijital göz yorgunluğuna ait belirtilerin görülebildiğini ortaya koyuyor.
Basit önlemler etkili olabiliyor
Arif Koytak, dijital göz yorgunluğunun büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çekiyor. Ekran kullanımına düzenli aralar verilmesi, ekranın göz hizasından biraz aşağıda ve uygun mesafede konumlandırılması, parlaklık ve yazı boyutunun gözü yormayacak şekilde ayarlanması ile bilinçli göz kırpma alışkanlığı semptomların şiddetini azaltabiliyor. Gerektiğinde hekim önerisiyle suni gözyaşı kullanımı ve düzenli göz muayenesi de koruyucu önlemler arasında yer alıyor.

Ne zaman doktora başvurulmalı?
Uzmanlar, alınan önlemlere rağmen şikâyetlerin devam etmesi, bulanık görmenin kalıcı hale gelmesi ya da sık baş ağrısı yaşanması durumunda mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini vurguluyor. Dijital göz yorgunluğu, dijitalleşen dünyada giderek büyüyen bir sağlık sorunu olarak öne çıkarken, erken farkındalık ve doğru alışkanlıklarla bu olumsuz etkilerin azaltılabileceği belirtiliyor.





