Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına dair iş ve aile yaşamı dengesini mercek altına aldı. Veriler, milyonlarca insanın hem iş hayatını sürdürüp hem de evdeki sorumluluklarını yerine getirmek için yoğun bir çaba sarf ettiğini ortaya koyuyor.
Bakım yükü omuzlarda
Ülkemizde 18-74 yaş arasındaki yaklaşık 59 milyonluk nüfusun yüzde 43,1'ı bakım sorumluluğu üstleniyor. Bu oran kadınlarda yüzde 45,6 iken erkeklerde yüzde 40,6 seviyesinde. Yani evde çocuk, yaşlı veya hasta bakımıyla ilgilenenlerin sayısı, çalışmayanlardan çok daha fazla. İş gücüne katılım oranları da bu sorumluluklardan doğrudan etkileniyor.
Maliyet ve zaman engeli
Çalışanlar bakım sorumluluklarını yerine getirirken en çok uzun çalışma saatlerinden şikayet ediyor. Zorluk yaşayan 4 milyonu aşkın kişinin yaklaşık yüzde 40'ı mesailerinin uzunluğu nedeniyle ailesine vakit ayıramadığını söylüyor. Profesyonel bakım desteği almayanların önemli bir kısmı ise hizmet maliyetlerinin yüksekliğinden yakınıyor. Özellikle yetişkin bakımında profesyonel destek yerine aile içi çözümler tercih ediliyor.
Peki bu durum hayatımızı nasıl değiştiriyor?
İş ve özel hayat arasındaki bu denge arayışı, özellikle çalışan ebeveynlerin mesai saatleri içinde daha fazla stres yaşamasına neden oluyor. Bakım hizmetine erişemeyen veya maliyeti karşılayamayanlar, iş verimini korumakta zorlanıyor. Önümüzdeki dönemde iş yerlerinde esnek çalışma modellerinin yaygınlaşması, bu bakım yükünü taşıyan milyonlarca çalışan için en kritik beklenti haline gelebilir.