Bursa’nın UNESCO Dünya Mirası listesindeki göz bebeği Cumalıkızık, ağır bir turizm yükü altında eziliyor. Tayyare Kültür Merkezi’nde bir araya gelen uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve köy temsilcileri, tarihi dokunun korunması için acil eylem planı çağrısı yaptı.
Tarihi doku baskı altında
Geçen yıl Cumalıkızık bir günde 34 bin ziyaretçiyi ağırladı. Uzmanlar bu rakamı "Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığına" benzeterek, köyün bu denli büyük bir insan trafiğini kaldırmasının imkansız olduğunu vurguladı. Mevcut altyapının yetersizliği, yangın riski ve güvenlik açıklarının yanı sıra, ziyaretçi yoğunluğunun tarihi evler üzerindeki fiziksel baskısı da ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Restorasyon bekleyen 151 yapı var
Köydeki 259 evin 113'ü acil restorasyon bekliyor. Kamu binaları büyük oranda yenilenmiş olsa da, köy halkına ait evlerin yüzde 78'ine henüz dokunulmadı. Köylüler, "Koruma yükü bizim üzerimizde kaldı, restorasyon desteği ise yetersiz" diyerek eleştirilerini dile getirdi. Uzmanlar, tarihi dokunun korunmasının sadece fiziksel bir işlem değil, köyün kadın emeği ve yaşayan kültürünün desteklenmesiyle mümkün olacağını belirtiyor.
Sınırsız turizm modeli değişmeli
Toplantıdan çıkan ortak görüş, Cumalıkızık'ın bir "hediyelik eşya üretim merkezine" dönüşmemesi gerektiği yönünde. UNESCO uzmanları, "Sınırsız turist kabul edilemez" diyerek, rezervasyonlu ve yönlendirmeli bir turizm modeline geçilmesi gerektiğini hatırlattı. Kent baskısı ve rantın köyü tehdit ettiğine dikkat çeken katılımcılar, önceliklerin otopark veya piknik alanı değil, tarihi mirasın sürdürülebilirliği olması gerektiğinde birleşti. Bundan sonraki süreçte, kurumlar ve köy halkının ortak hareket edeceği, şeffaf bir yönetim anlayışının devreye alınması bekleniyor.