Havadis | Haber | Aşık Veysel anılıyor: Aşık Veysel kimdir, nerelidir? İşte Aşık Veysel şiirleri

Aşık Veysel anılıyor: Aşık Veysel kimdir, nerelidir? İşte Aşık Veysel şiirleri

Âşık Veysel Şatıroğlu, Türk halk müziğinin en önemli ozanlarından biridir. İşte Aşık Veysel kimdir, nerelidir? Hakkında detaylar…

Âşık Veysel Şatıroğlu, Türk halk müziğinin en önemli ozanlarından biridir. İşte Aşık Veysel kimdir, nerelidir? Hakkında detaylar…

Aşık Veysel anılıyor: Aşık Veysel kimdir, nerelidir? İşte Aşık Veysel şiirleri

1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde doğmuş ve 1973 yılında aynı köyde vefat etmiştir Aşık Veysel. Görme engeline rağmen, derin duyguları ve insan sevgisini yansıtan şiirleriyle tanınır. Peki, Aşık Veysel kimdir, nerelidir? İşte Aşık Veysel şiirleri

Aşık Veysel kimdir?

Âşık Veysel, 7 yaşında geçirdiği çiçek hastalığı nedeniyle görme yetisini kaybetmiştir. Bu durum, onun müziğe yönelmesine vesile olmuş ve bağlama çalmayı öğrenmiştir. Şiirlerinde aşk, doğa, ölüm ve insan sevgisi gibi evrensel temaları işlemiştir. "Uzun İnce Bir Yoldayım", "Kara Toprak" ve "Dostlar Beni Hatırlasın" gibi eserleri, Türk halk müziğinin klasiklerinden sayılır.

Aşık Veysel3

Aşık Veysel nereli?

Âşık Veysel, ömrünü geçirdiği Sivrialan köyünde toprağa verilmiştir. Doğduğu ev, günümüzde müze olarak ziyaretçilere açıktır ve onun hatırasını yaşatmaktadır. Türk kültürüne yaptığı katkılarla, halk ozanlığı geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olarak anılmaktadır. 

Aşık Veysel1

Aşık Veysel şiirleri

Âşık Veysel'in şiirleri, yalın dili ve derin anlamlarıyla dikkat çeker. Örneğin, "Dostlar Beni Hatırlasın" adlı şiirinde, insanın faniliğini ve geride bırakacağı izleri vurgular:​

"Ben giderim adım kalır,
Dostlar beni hatırlasın.
Düğün olur, bayram gelir,
Dostlar beni hatırlasın."


ALDANMA CAHİLİN KURU LAFINA




Aldanma cahilin kuru lafına

Kültürsüz insanın külü yalandır

Hükmetse dünyanın her tarafına

Arzusu hedefi yolu yalandır





Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz

Gül dikende biter diken gül olmaz

Diz diz eden her sineğin bal'olmaz

Peteksiz arının balı yalandır





İnsan bir deryadır ilimle mahir

İlimsiz insanın şöhreti zahir

Cahilden iyilik beklenmez ahir

İşleği ameli hâli yalandır





Cahil okur amma alim olamaz

Kâmillik ilmini herkes bilemez

Veysel bu sözlerin halka yaramaz

Sonra sana derler deli yalandır


BU ÂLEMİ GÖREN SENSİN




Bu âlemi gören sensin

Yok gözünde perde senin

Haksıza yol veren sensin

Yok mu suçun burda senin



Kâinatı sen yarattın

Her şeyi yoktan var ettin

Beni çıplak dışar attın

Cömertliğin nerde senin



Evli misin ergen misin

Eşin yoktur bir sen misin

Çarkı sema nur sen misin

Bu balkıyan nur da senin



Kilisede despot keşiş

İsa Allah'ın oğlu demiş

Meryem Ana neyin imiş

Bu işin var bir de senin



Kimden korktun da gizlendin

Çok arandın çok izlendin

Göster yüzün çok nazlandın

Yüzün mahrem ferde senin



Binbir ismin bir cismin var

Oğlun kızın ne hısmın var

Her bir irenkte resmin var

Nerde baksam orda senin



Türlü türlü dillerin var

Ne acaip hallerin var

Ne karanlık yolların var

Sırat köprün nerde senin



Âdemi sürdün bakmadın

Cennette de bırakmadın

Şeytanı niçin yakmadın

Cehennemin var da senin



Veysel neden aklın ermez

Uzun kısa dilin durmaz

Eller tutmaz gözler görmez

Bu acaip sır da senin

GÖNÜL BİR GÜZELİ SEVMİŞ 




Gönül bir güzeli sevmiş ayrılmaz

Dolanır peşinde çoban misâli

Hiç kimse bu derdin dermânın bilmez

Azmış yaraları perişan hali



Lokman çare bulmaz yoktur Eflâtun

Yârdan ayrılması ölümden çetin

Elde endaz ettim bu aşkın atın

Terk ettim sılayı vatanı ili



Ferhat Şirin için kestiği taşlar

Benim senin için döktüğüm yaşlar

Seni yaksın beni yakan ateşler

Yaktı bu sinemi savruldu külü



Arılar bal için bekler petekler

Alır her çiçekten verir emekler

Mecnun Leylâ için pınarı bekler

Ben de bir yâr için olmuşum deli



Evvelden var idi bu sevda bende

İlikte damarda cesette canda

Ölünce hû çeksin kemiğim sinde

Dünyada durunca Veysel'in dili


KARA TOPRAK




Dost dost diye nicesine sarıldım

Benim sâdık yârim kara topraktır

Beyhude dolandım boşa yoruldum

Benim sâdık yârim kara topraktır



Nice güzellere bağlandım kaldım

Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum

Her türlü isteğim topraktan aldım

Benim sâdık yârim kara topraktır



Koyun verdi kuzu verdi süt verdi

Yemek verdi ekmek verdi et verdi

Kazma ile döğmeyince kıt verdi

Benim sâdık yârim kara topraktır



Âdem'den bu deme neslim getirdi

Bana türlü türlü meyva yedirdi

Her gün beni tepesinde götürdü

Benim sâdık yârim kara topraktır



Karnın yardım kazmayınan belinen

Yüzün yırttım tırnağınan elinen

Yine beni karşıladı gülünen 

Benim sâdık yârim kara topraktır



İşkence yaptıkça bana gülerdi

Bunda yalan yoktur herkes de gördü

Bir çekirdek verdim dört bostan verdi

Benim sadık yârim kara topraktır



Havaya bakarsam hava alırım

Toprağa bakarsam dua alırım

Topraktan ayrılsam nerde kalırım

Benim sâdık yârim kara topraktır



Dileğin varsa iste Allah'tan

Almak için uzak gitme topraktan

Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan

Benim sâdık yârim kara topraktır



Hakikat ararsan açık bir nokta

Allah kula yakın kul da Allah'a

Hakkın gizli hazinesi   toprakta

Benim sâdık yârim kara topraktır



Bütün kusurumuzu toprak gizliyor

Merhem çalıp yaralarımı düzlüyor

Kolun açmış yollarımı gözlüyor

Benim sâdık yârim kara topraktır



Her kim ki olursa bu sırra mazhar

Dünyaya bırakır ölmez bir eser

Gün gelir Veysel'i bağrına basar

Benim sâdık yârim kara topraktır
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız