Dünya, Arjantin'den yola çıkan MV Hondius keşif gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakalarıyla tekrar alarma geçti. Gemideki 8 kişide virüs tespit edilmesi ve 3 kişinin hayatını kaybetmesi, virüsün insandan insana bulaşma ihtimalini tekrar gündeme taşıdı. Peki, bu gelişme Türkiye için ne anlama geliyor ve bireysel olarak kendimizi nasıl korumalıyız?
Virüsün arka planı
Hantavirüsler aslında tıp dünyasının 1978'den beri tanıdığı bir virüs grubu. Temel olarak kemirgenler aracılığıyla doğada varlıklarını sürdürüyorlar. Ancak gemideki vakaların yarattığı panik, virüsün "Andes" türünden kaynaklanıyor. Andes türü, dünyada insandan insana bulaşabildiği bilinen tek hantavirüs olması nedeniyle uzmanları dikkatli olmaya zorluyor. Yine de Dünya Sağlık Örgütü verileri, gemideki durumun genel bir pandemi riski taşımadığını, vakaların izole bir olay olduğunu gösteriyor.
Türkiye'deki durum ve korunma yolları
Türkiye'de hantavirüs vakaları daha çok kırsal bölgelerde, atıl depo veya bodrum gibi kemirgenlerin yoğun olduğu alanlarda görülüyor. Uzmanlar, Türkiye'deki vakaların genellikle Avrupa tipi olduğunu ve ölüm oranlarının Amerika'daki türlere göre daha düşük seyrettiğini belirtiyor. Uzun süre kapalı kalan alanlara girmeden önce mutlaka ortamı havalandırmalısın. Temizlik yaparken kuru süpürme yerine, virüsün havaya karışmasını engellemek adına yüzeyleri dezenfektanla ıslatmak gerekiyor.
Erken teşhis hayat kurtarıyor
Hastalık başlangıçta yüksek ateş, halsizlik ve kas ağrısı gibi belirtilerle gribi taklit ediyor. Eğer kemirgenlerle temas edebileceğin bir ortamda bulunduysan ve üzerine nefes darlığı veya böbrek ağrısı ekleniyorsa vakit kaybetmeden doktora gitmelisin. Şu an için spesifik bir ilacı veya aşısı bulunmuyor ancak hastane ortamında verilen yoğun bakım desteği iyileşme şansını ciddi oranda artırıyor. Özetle, küresel bir panik havasına girmene gerek yok ama kapalı alanlarda kişisel koruyucu ekipman kullanmayı ihmal etme.