Türkiye genelinde geçtiğimiz kış ayları, son 66 yılın en yüksek yağış miktarlarına sahne oldu. Meteoroloji verilerine göre şu yılı olarak adlandırılan ekim-mart döneminde düşen yağışlar, uzun yıllar ortalamasını geride bırakarak barajları doldurdu. Ancak Prof. Dr. Yusuf Demir, bu tablonun bizi yanıltmaması gerektiğini hatırlatıyor.
Yağışlar neden bu kadar arttı
Prof. Dr. Yusuf Demir, bu yoğun yağışlı dönemin arkasında küresel iklim değişikliği, Akdeniz’deki yüksek sıcaklıklar ve atmosferdeki hava akımlarının düzensizleşmesinin yattığını belirtiyor. El Nino ve La Nina geçiş sürecinin de etkisiyle yağış rejimi tamamen değişti. Bilimsel veriler, sosyal medyada dolaşan "savaşlar veya dış güçler yağışları yönetiyor" iddialarını ise tamamen yalanlıyor. Bu süreç, tamamen doğa olaylarının bir sonucu olarak gelişiyor.
Yaz aylarında bizi ne bekliyor
Şu an barajlar dolu olsa da temmuz, ağustos ve eylül ayları için durum farklı görünüyor. Uzmanlar bu dönemde aşırı sıcaklıkların ve kuraklık riskinin kapıda olduğu konusunda uyarıyor. Yağışlı havalar kısa süreli ani sel baskınlarına neden olmaya devam etse de, uzun vadeli kuraklık tehlikesi geçmedi. Suyumuzu idareli kullanmak ve yazın yaşanacak bunaltıcı sıcaklıklara şimdiden hazırlıklı olmak büyük önem taşıyor.