Baharın gelmesiyle birlikte doğa canlanırken, kış uykusundan uyanan bozayılar da besin arayışına çıktı. Ancak bu yıl ayılar orman derinliklerinde kalmak yerine, insanların yaşadığı bölgelere ve tarım alanlarına daha sık uğruyor. Uzmanlar, bu durumun sadece hayvanların açlığından değil, bizim doğadaki yaşam alanlarını daha fazla işgal etmemizden kaynaklandığını söylüyor.
AYILARIN YAŞAM ALANLARINA MÜDAHALE
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yusuf Ziya Oğrak, Türkiye'deki bozayı popülasyonunun 4-5 bin civarında olduğunu tahmin ediyor. İnsan nüfusunun son kırk yılda iki katına çıkması, araç trafiğinin artması ve arıcılık gibi kırsal faaliyetlerin yaygınlaşması, ayılarla karşılaşma ihtimalimizi yükseltiyor. Ayılar, avlanma yasağı sayesinde sayıca artsa da, aslında biz onların doğal alanlarını daha yoğun kullanmaya başladık.
BESİN ARAYIŞI RİSKLERİ ARTIRIYOR
Ayılar kış uykusundan uyandıklarında ciddi bir enerji açığı yaşıyor. İnsanların doğaya bıraktığı çöpler, gıda atıkları ve korumasız arı kovanları, ayılar için adeta bir davetiye niteliği taşıyor. Bir kez bu bölgelerden beslenmeyi öğrenen ayılar, aynı noktaları tekrar ziyaret ediyor. Arıcıların elektrikli çit gibi önlemler alması ve çöplerin doğaya bırakılmaması, bu tehlikeli karşılaşmaları azaltmak için en etkili yöntem olarak öne çıkıyor. Bundan sonraki süreçte, doğa yürüyüşlerinde veya kırsal alanlarda daha dikkatli olmak, ayıları cezbedecek gıda kaynaklarını ortadan kaldırmak hayati önem taşıyor.