Adana'da sıradan bir gün, komşular arasındaki gerginliğin tırmanmasıyla yerini korku dolu anlara bıraktı. Çocukların çıkardığı gürültü nedeniyle başlayan sözlü tartışma, kısa süre içerisinde zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı organize bir saldırıya dönüştü. Olayın merkezinde yer alan ve iş makinesi tamirciliği yapan 58 yaşındaki Mehmet Ulusoy, evlerinin beş farklı aile tarafından adeta basıldığını ifade ederek yaşadıkları dehşeti gözler önüne serdi. Oğlu ve eşinin gözleri önünde saldırıya uğradığını belirten Ulusoy, evinin güvenliğinin kalmadığını ve her an yeni bir saldırı korkusuyla yaşadıklarını dile getirdi.

Organize saldırı ve adalet arayışı
Mehmet Ulusoy, olay günü yaşananları anlatırken yaşadığı çaresizliği şu sözlerle ifade etti: Kalabalık bir grup halinde evimizi bastılar. Oğluma keserle, eşime ise zincirle acımasızca saldırdılar. Oğlumu kanlar içerisinde gördüğüm o an, ne yapacağımı şaşırdım. Kendi evimizde huzur içinde yaşamak isterken, kimseye bir zararım dokunmamasına rağmen bu saldırıya maruz kaldık. Devletimizden tek beklentim adaletin yerini bulması ve bu kişilerin hak ettikleri cezayı almalarıdır. Aksi takdirde bu durumun her gün tekrarlanmasından ve hayatımızın kararmasından endişe ediyorum.

Geçmişe dayanan husumet iddiası
Olayda yaralanan ve yaşadığı travmayı atlatamayan Serpil Ulusoy ise saldırının sadece gürültü meselesi olmadığını, altında yatan derin bir husumet bulunduğunu iddia etti. Tatilden döndüklerinde rahatsız olduğu için çocukları sessiz olmaları konusunda uyardığını belirten Ulusoy, tartışmanın aslında o an tatlıya bağlandığını ancak ertesi sabah kapılarına dayanan grubun organize bir şekilde saldırdığını söyledi. Serpil Ulusoy, saldırganların geçmişte üvey annelerine uyguladıkları şiddete şahitlik ettiği için kendisine karşı bir kin beslediklerini ve bu husumetin yıllardır sürdüğünü vurguladı.

Psikolojik yıkım ve korku dolu günler
Saldırı sonrası evinden çıkmaya korkar hale geldiğini belirten Serpil Ulusoy, yaşadığı psikolojik çöküntüyü şu şekilde özetledi: Çocuklarımla birlikte o gün ölebilirdik. Ev basmak bu kadar kolay mı olacak? Saldırganlar halen bizi tahrik etmeye devam ediyor, kapımızın önünde mangal yaparak huzurumuzu kaçırıyorlar. Geceleri uyuyamıyorum, sürekli bir şok içerisindeyim ve korkuyorum. Evimden çıkmak istemiyorum çünkü can güvenliğimden endişe ediyorum. Bizim hiçbir suçumuz yokken maruz kaldığımız bu şiddet sarmalının bir an önce son bulmasını ve sorumluların cezalandırılmasını bekliyoruz. Adana'daki bu olay, komşuluk ilişkilerinin nasıl bir şiddet sarmalına dönüşebileceğini gözler önüne sererken, mağdur aile adaletin tecelli etmesini bekliyor.


