Adana'nın Yüreğir ilçesinde ambalaj ustası olarak çalışan 34 yaşındaki Mustafa Baysal, hayatının en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. 2020 yılında dünya evine girdiği E.D. ile 2025 yılında yollarını ayıran Baysal, mahkeme kararıyla 5 yaşındaki kızı B.B.'nin velayetini aldı. Ancak bu hukuki zafer, genç baba için huzurlu bir yaşamın başlangıcı olmak yerine, bitmek bilmeyen bir tehdit sarmalının kapılarını araladı. Baysal, eski eşinin ve onun sevgilisinin, velayeti kendisinde olan çocuğunu zorla almak istediklerini ve bu süreçte kendisine yönelik ağır tehditlerde bulunduklarını iddia ederek emniyet güçlerine başvurdu.

Velayet krizinin perde arkası
Baysal'ın anlattığına göre, boşanma sürecinin ardından iş gereği şehir dışına çıkmak zorunda kaldığı bir dönemde, kızını geçici olarak eski eşi E.D.'ye emanet etti. Bu süreçte kızının tüm maddi ihtiyaçlarını karşılamaya devam eden baba, eski eşinin evinde başka bir kişiyle yaşadığını öğrenince durumu kabullenemedi. Çocuğunun güvenliğinden endişe eden Baysal, kızını yanına alarak yaşamını yeniden düzenledi. Hukuki haklarını kullanarak görme kısıtlaması için mahkemeye başvuran ve bu talebi kabul edilen baba, tam da bu noktadan sonra hedef tahtasına oturtulduğunu belirtti.

Ölüm ve sakat bırakma tehditleri
Yaşadığı süreci korku dolu anlarla anlatan Mustafa Baysal, eski eşi ve sevgilisinin hem iş yerine hem de evine gelerek kendisini açıkça hedef aldıklarını ifade etti. Baysal, yaşadığı dehşeti şu sözlerle dile getirdi: Sakat bırakacağız, seni öldüreceğiz diyerek sürekli tehditler alıyorum. Kızı senden alacağız diyerek üzerimde baskı kurmaya çalışıyorlar. Bu durum sadece benim hayatımı değil, kızımın psikolojisini de derinden etkiliyor. Küçük kızım bu olaylar nedeniyle ciddi bir travma yaşıyor ve huzurumuz tamamen bozulmuş durumda. Hem çalışmama engel oluyorlar hem de çocuğumun geleceğini karartıyorlar.

Tek isteği huzurlu bir gelecek
Kızı B.B.'den başka kimsesi olmadığını vurgulayan acılı baba, tüm mücadelesinin çocuğunun iyi bir eğitim alıp güzel yerlere gelmesi için olduğunu belirtti. Avukat tutacak maddi imkanlarının kısıtlı olduğunu ifade eden Baysal, yaşadığı bu zorlu süreçte devletin koruyucu elini üzerinde hissetmek istediğini söyledi. Kızıyla birlikte güvenli ve huzurlu bir yaşam sürmekten başka bir beklentisi olmadığını dile getiren Baysal, yetkililerin bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemleri başlatması için çağrıda bulundu. Olayla ilgili soruşturma süreci devam ederken, baba Baysal'ın endişeli bekleyişi sürüyor.
