Havadis | Adana | Adana'nın sarı altını limanda bekliyor: Savaş rotaları tıkadı, üreticinin gözü kulağı Ekim'de

Adana'nın sarı altını limanda bekliyor: Savaş rotaları tıkadı, üreticinin gözü kulağı Ekim'de

Türkiye'nin narenciye deposu Adana'da limon hasadı başladı ancak ihracat yollarındaki tıkanıklık üreticiyi kara kara düşündürüyor. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz'deki gemi trafiğinin durması ve küresel pazardaki rekabet, bölgedeki limon kesimini yavaşlatırken gözler ihracatın hızlanacağı Ekim ayına çevrildi.

Türkiye'nin narenciye deposu Adana'da limon hasadı başladı ancak ihracat yollarındaki tıkanıklık üreticiyi kara kara düşündürüyor. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz'deki gemi trafiğinin durması ve küresel pazardaki rekabet, bölgedeki limon kesimini yavaşlatırken gözler ihracatın hızlanacağı Ekim ayına çevrildi.

Adana'nın sarı altını limanda bekliyor: Savaş rotaları tıkadı, üreticinin gözü kulağı Ekim'de
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin narenciye üretiminin yaklaşık yüzde 40'ını tek başına sırtlayan Adana ovasında, limon üreticileri için yılın en kritik dönemi başladı. Mayer cinsi limonlarda 11 Eylül itibarıyla başlayan hasat süreci, Turunçgil Kesim ve İhraç Tarihlerini Belirleme Komisyonu'nun 21 Eylül'de verdiği yeşil ışıkla resmiyet kazandı. Ancak bu yıl bahçelerde alışılagelmiş hareketlilikten eser yok. Geçmiş yıllarda hasat döneminde ovayı dolduran kamyonlar, servis araçları ve yoğun işçi trafiği yerini sessiz bir bekleyişe bırakmış durumda. Bölge genelinde 218 bin dönüm alanda dikili bulunan limon ağaçlarından bu sezon 710 bin tonluk bir rekolte beklentisi bulunsa da, ürünün dalında kalma riski üreticinin moralini bozuyor.

İhracat yollarında savaş engeli

Limon üreticisinin en büyük kabusu ise Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın yarattığı lojistik çıkmaz oldu. Türkiye'nin limon ihracatında en önemli pazarları olan bu iki ülkeye yönelik deniz yolu trafiği, Karadeniz'deki güvenlik endişeleri nedeniyle neredeyse durma noktasına geldi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, mevcut durumu vahim olarak nitelendirerek, ürünün karayoluyla gönderilmesinin de mümkün olmadığını belirtti. İskenderun ve Mersin limanlarından Saint Petersburg gibi kritik noktalara ulaşımın 17 gün sürdüğünü hatırlatan Doğan, devletin en üst kademelerinde alternatif güzergahlar ve lojistik çözümler için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüldüğünü ancak henüz somut bir ilerleme kaydedilemediğini ifade etti. Üretici, ürününü pazara ulaştıramamanın getirdiği belirsizlikle karşı karşıya.

Küresel rekabet ve maliyet kıskacı

Sadece savaş değil, küresel piyasalardaki arz durumu da yerli üreticiyi zorlayan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Şu an Avrupa pazarlarında Arjantin ve Güney Afrika menşeli limonların hakimiyeti devam ediyor. Bu durum, Türk limonuna olan talebi geçici olarak kısıtlıyor. Uzmanlar ve sektör temsilcileri, bu ülkelerin ürünlerinin Eylül ayı sonu itibarıyla piyasadan çekilmesini bekliyor. Ekim ayıyla birlikte rekabetin azalacağını ve ihracatın hız kazanacağını öngören üreticiler, umutlarını bu takvime bağlamış durumda. Öte yandan, maliyetler de üreticinin belini büküyor. Bahçede 8-10 lira seviyesinde kesilen limonun, paketleme tesisine ulaşması ve işlenmesiyle maliyeti 28-30 lirayı buluyor. Üretici İzzet Tekin, 20 dönümlük bahçesinden 50-60 ton civarında ürün beklediğini ancak mevcut fiyatların emeğinin karşılığını vermekten uzak olduğunu vurguluyor.

Destek beklentisi ve yatak limon gerçeği

Piyasadaki durgunluğun bir diğer nedeni ise geçen yıldan kalan ve yatak limon olarak adlandırılan ürünlerin hala satışta olması. Toptan piyasada 25-30 lira bandında alıcı bulan bu eski mahsul, yeni hasat edilen limonun fiyat dengesini de doğrudan etkiliyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, üreticinin bu zorlu süreçten en az hasarla çıkabilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı'ndan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) desteği beklediklerini dile getirdi. Hasat olgunluğuna erişmiş olmasına rağmen alıcı bulmakta zorlanan üreticiler, Ekim ayının gelmesiyle birlikte hem küresel arzın azalmasını hem de ihracat kanallarının açılmasını bekliyor. Adana ovasındaki çiftçiler, alın terlerinin karşılığını alabilmek için hem devletin atacağı adımları hem de uluslararası piyasalardaki gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız