Adana'da 24 yaşındaki hemşire Havva Nur Atcıoğlu, şubat ayında yakalandığı meme kanserini yenerek büyük bir sevince imza attı. Aylar süren kemoterapi tedavisinin ardından sağlığına kavuşan genç kadın, bu mutluluğunu kentte düzenlediği konvoyla kutlarken, en büyük desteği ise 14 yıl önce aynı hastalığı yenen annesi Songül Tetik'ten aldı. Anne ve kızın aynı hastalıkla verdikleri mücadele, duygu dolu anlara sahne oldu.
Şubat ayında göğsünde fark ettiği kitle üzerine hastaneye başvuran Atcıoğlu, yapılan tetkiklerde iki tümör tespit edilmesiyle zorlu bir sürecin kapısını araladı. Patoloji sonucunun ardından meme kanseri teşhisi konulan genç hemşire, vakit kaybetmeden tedaviye başladı. Aylar süren kemoterapi seanslarının ardından bu hafta kontrole giden Atcıoğlu, kanserli hücrelerin vücudundan tamamen temizlendiğini öğrenerek hastalığı yendiğini müjdeledi.
Hastalığı yendiğini öğrenmenin mutluluğunu ailesi ve yakınlarıyla birlikte düzenlediği konvoyla taçlandıran Atcıoğlu, araçlarına "Kanseri yendim" yazılı pankartlar astı. Konvoya katılan vatandaşların korna çalarak destek vermesi, genç kadını gözyaşlarına boğdu. Yoldan geçen araçların da konvoya katılmasıyla coşku daha da arttı.
Annesi Songül Tetik'in 2012 yılında meme kanserine yakalandığını ve 8 kür kemoterapinin ardından 2015'te hastalığı yendiğini belirten Atcıoğlu, annesinin kendisine her anında destek olduğunu söyledi. Tetik, kızına kendi mücadelesini örnek göstererek moral verdi.
"24 yaşında kanser olduğumu öğrenince çok üzüldüm"
Kanser teşhisini öğrendiği anı anlatan Atcıoğlu, "Şubat ayında göğsümde bir kitle hissettim. Hemen doktora gittim. Yapılan kontrollerde iki tümör olduğunu öğrendik. Patoloji sonucunun ardından kanser olduğumu öğrendim. 24 yaşında kanser olduğumu öğrenince çok üzüldüm ama herkesin bir hikayesi olduğunu düşünüyorum. Bu süreçte annem her anımda yanımdaydı. Ben de onun kanser hastalığını atlatmaya çalıştığı dönemde tüm süreçlerde yanındaydım" dedi.
Konvoy sırasında yaşadığı duygusal anları da paylaşan Atcıoğlu, "Konvoya ilk başladığımızda kimse korna çalmıyordu. Aracın penceresinden dışarı çıktım ve o esnada kornalar çalmaya başladı. O an çok duygulandım ve gözyaşlarımı tutamadım. Hastalığı yendiğim için çok mutluyum. Allah bütün hastalara acil şifalar versin. Hiçbir zaman pes etmesinler, ışıklarının sönmesine izin vermesinler" diye konuştu.
Kızıyla aynı hastalıkla mücadele eden Songül Tetik ise 2012 yılında kansere yakalandığını belirterek, "O anda dünyam yıkıldı. Ancak çocuklarım olduğu için yıkılmayacağımı, bu hastalığın üstesinden geleceğimi söyledim. Göğsüm alındıktan sonra tabii ki duygusal olarak çok zorlandım. Kadın olduğum için bir uzvumu kaybetmiş olmak beni etkiledi. O an hep, 'Rabb'im, sen bu derdi verdin, şifamı da sen vereceksin' dedim" ifadelerini kullandı.
Anne ve kızın sol göğüslerinin alındığını belirten Tetik, "Ne yazık ki ikimizin de sol göğsü alındı. İşin garip yanı ise şu: Hayat bir imtihan dünyası. Biz de Rabb'im tarafından bu şekilde sınandık. Ama çok şükür, derdimizi verdiği gibi dermanımızı da birlikte verdi" şeklinde konuştu.