Adana'nın Saimbeyli ilçesinde yıllar önce kimsenin yüzüne bakmadığı, meyve vermeyen yabani erkek sumak ağaçları, bugün bölge çiftçisinin en önemli gelir kaynaklarından biri haline geldi. Sumakçı Dede olarak tanınan Hazım Ak'ın yaklaşık yirmi yıl önce başlattığı ve ağaçlara uyguladığı özel göz aşısı yöntemi, bugün Türkiye'nin dört bir yanından gelen taleplerle karşılık buluyor. Hasat döneminin gelmesiyle birlikte dağlardan ve bahçelerden toplanan bu değerli ürün, piyasada kilogramı 800 ile 900 lira arasında değişen fiyatlarla alıcı buluyor. Hazım Ak'ın vefatının ardından bayrağı devralan oğlu Naci Ak, babasından kalan bu mirası yaşatmak için büyük bir özveriyle çalışıyor.
Meyvesiz ağaçlardan gelen bereket
Naci Ak, babasının dünyada bir ilki gerçekleştirerek yabani sumak ağaçlarını verimli hale getirdiğini ifade ediyor. Yıllar önce kiraz üretimi yaparken yaşadıkları ekonomik zorluklar ve ihracat sıkıntıları, aileyi farklı arayışlara itmiş. Bahçelerinde kendiliğinden yetişen ancak hiçbir ekonomik değeri olmayan erkek sumak ağaçlarını fark eden Hazım Ak, kemikli göz aşısı yöntemiyle bu ağaçları dönüştürmeyi başarmış. Bugün bu bahçeler, sadece üretim merkezi değil, aynı zamanda akademisyenlerin inceleme yapmak için akın ettiği birer laboratuvar niteliği taşıyor. Bölgedeki sumak üretimi, artık ilçenin tarımsal kimliğinin bir parçası haline gelmiş durumda.
Hasat zamanı ve kalite kriterleri
Sumak üretiminde başarının sırrının doğru zamanda hasat yapmaktan geçtiğini belirten Naci Ak, ürünün kalitesini korumak için titiz bir süreç izlediklerini vurguluyor. Eylül ayında başlaması gereken hasat süreci, bu yıl mevsimsel yağışlar nedeniyle ekim ayına sarkmış durumda. Salkımların ve tanelerin tam olgunluğa erişerek o karakteristik kırmızı-mor rengini alması, ürünün ekşilik oranını ve piyasa değerini doğrudan etkiliyor. Erken toplanan sumağın renginin soluk olduğunu ve ekonomik değerinin düştüğünü belirten Ak, çekirdek sertleşmesinin de kalite için kritik bir aşama olduğunu ifade ediyor. Toplanan salkımlar, güneşte kurutulduktan sonra değirmenlerde toz haline getirilerek tüketime hazır hale getiriliyor.
Saf yayla sumağına yoğun ilgi
Saimbeyli'de üretilen bu organik sumak, özellikle Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa gibi gastronomi şehirlerinden yoğun talep görüyor. Bölgedeki üreticiler, salkım halindeki sumağı ıslatarak ekşisini çıkarma yöntemini kullanırken, geriye kalan kısımlar ise kebapçıların vazgeçilmezi olan toz sumağa dönüştürülüyor. Ürünün her zerresinin değerlendirildiğini belirten Naci Ak, çekirdeklerin bile alıcı bulduğunu ifade ediyor. Saf yayla sumağı olarak adlandırılan bu ürün, doğallığı ve yüksek aroması sayesinde piyasada oldukça kıymetli bir yere sahip. Babasının vizyonuyla başlayan bu serüven, bugün Saimbeyli'nin dağlarını birer altın madenine dönüştürerek bölge halkına sürdürülebilir bir gelir kapısı sunmaya devam ediyor.