Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, Ortadoğu’daki gerilimin temelinde ABD ve İsrail’in birbirinden farklılaşan çıkarlarının yattığını söylüyor. İki ülkenin bölgeye bakışındaki bu temel fark, diplomatik çözüm arayışlarını tıkıyor.
Farklılaşan bölgesel hedefler
Doç. Dr. Akıncı, ABD’nin İran ile müzakere masasına oturup bölgeden çıkmayı planladığına dikkat çekiyor. İsrail ise aksine, İran’ın etkisini kırarak kendi hegemonik gücünü pekiştirmeye odaklanıyor. Akıncı'ya göre, İsrail talepleri karşılanmadığı sürece barış görüşmelerini sabote etmeye devam edecek. Bu durum, sadece bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda küresel ekonomiyi vuran bir enerji krizine de kapı aralıyor.
Hürmüz Boğazı'nın kritik rolü
Çatışmaların merkezinde Hürmüz Boğazı yer alıyor. İran, bu boğazı bir koz olarak kullanıp savaşın maliyetini artırırken, ABD boğazın uluslararası statüsünü korumaya çalışıyor. Senin için bu durum, akaryakıt fiyatlarından küresel enflasyona kadar uzanan geniş bir ekonomik risk demek. Eğer taraflar uzlaşamazsa, enerji yollarındaki bu baskı dünya ekonomisini daha fazla zorlayacak. Diplomatik irade olsa da, İsrail’in bölgedeki yayılmacı stratejisi barışı her geçen gün daha da uzağa itiyor.