Adana'nın bereketli topraklarında yirmi üç yıldır alın teri döken Fatih Yıldırım, tarımsal üretimde alışılagelmiş ticaret yöntemlerini bir kenara bırakarak kendi satış modelini oluşturdu. Kozan ilçesine bağlı Aydın Mahallesi'nde bulunan kırk dönümlük arazisinde yetiştirdiği kavunları, hal veya aracı kurumlar yerine doğrudan pazara taşıyan Yıldırım, bu sayede hem üretici hem de tüketici dostu bir ticari döngü kurmayı başardı. Yıldırım ailesinin bu sezonki hasat beklentisi ise yaklaşık yetmiş ton seviyesinde bulunuyor.
Aracısız modelle gelen ekonomik denge
Tarım sektöründe çiftçinin en büyük sorunu olan düşük alım fiyatlarına karşı kendi çözümünü üreten Fatih Yıldırım, tarlada kilogramı sekiz ile on lira arasında fiyat biçilen ürünlerini, aracısız şekilde pazarda on beş ile yirmi lira bandında satışa sunuyor. Aracıların devreye girmesiyle birlikte market raflarında yirmi beş liranın üzerine çıkan fiyatların, doğrudan satış yöntemiyle hem üreticinin cebine daha fazla girmesini sağladığını hem de vatandaşın daha uygun fiyatla kaliteli ürüne ulaşmasına imkan tanıdığını vurguluyor. Yıldırım, tarlanın tamamının toptan satılması durumunda fiyatların on liranın da altına düştüğünü, bu durumun çiftçiyi ciddi bir zarara sürüklediğini belirterek, kendi tezgahlarını açmanın tek çıkış yolu olduğunu ifade ediyor.
Emek ve sabırla gelen lezzet
Kavun yetiştiriciliğinin oldukça meşakkatli ve yoğun bir emek süreci gerektirdiğini anlatan üretici, tohumun toprağa düşmesinden hasada kadar geçen yetmiş günlük süreci büyük bir titizlikle yönettiklerini belirtiyor. Hasat döneminin yaklaşık bir buçuk ay sürdüğünü ve bu süreçte bir gün toplama, bir gün satış ve bir gün hazırlık şeklinde yoğun bir tempo izlediklerini kaydeden Yıldırım, ürünün kalitesinin ise açık tarla üretiminden geldiğini savunuyor. Güneşin tüm enerjisini alan ve doğal ortamda yetişen sarı burun cinsi kavunların, adeta akide şekeri tadında bir aromaya sahip olduğunu dile getiriyor.
Doğal aromanın sırrı açık tarla üretimi
Bölgede yetişen kavunların kendine has kokusu ve şiresiyle öne çıktığını belirten Fatih Yıldırım, ürünlerinin lezzetini tamamen doğal yetiştirme koşullarına borçlu olduklarını ifade ediyor. 2003 yılından beri bu mesleği icra eden Yıldırım, açık tarla üretiminin ürünün tadına doğrudan yansıdığını ve tüketicilerin bu lezzeti fark ettiğini belirtiyor. Ailesiyle birlikte yürüttüğü bu sistem sayesinde, ürünün tarladan sofraya en kısa yoldan ulaşmasını sağlayarak, hem taze ürün sunmanın gururunu yaşıyor hem de tarımsal üretimde sürdürülebilir bir modelin mümkün olduğunu kanıtlıyor. Yıldırım'ın bu yaklaşımı, bölgedeki diğer üreticiler için de örnek teşkil ederken, tüketicilerin de doğrudan üreticiden alışveriş yapma imkanı bulması memnuniyetle karşılanıyor.