Adana'da yaşayan 52 yaşındaki Ergün Alakuş, henüz üç aylık bir bebekken geçirdiği menenjit hastalığı ve ardından uygulanan yanlış iğne tedavisi nedeniyle hayatının geri kalanını fiziksel ve konuşma engelleriyle sürdürmek zorunda kaldı. Ancak bu zorlu başlangıç, onun azmini kırmak yerine daha da güçlendirdi. Yazılım sektöründe kendi çabalarıyla uzmanlaşarak ekonomik bağımsızlığını kazanan Alakuş, yıllardır zihninde taşıdığı o büyük hayali gerçeğe dönüştürmek için kolları sıvadı. Çocukluk yıllarında annesinin hazırladığı lahmacunların tadına doyamayan Alakuş, bu özel lezzeti sadece kendi çevresiyle değil, tüm Türkiye ile paylaşmayı kendine bir görev edindi.

Annesinin hatırasını lezzetle yaşatıyor
Bu tutkulu hayali gerçekleştirmek adına ilk adımı, tamamen kendi tasarımı olan motorsuz bir lahmacun arabası yaparak attı. Adana'nın simgesi olan turuncu renge boyadığı bu özel araçla fuar alanlarında boy gösteren Alakuş, annesinin o meşhur lahmacun harcını ziyaretçilerin beğenisine sundu. Sadece bir seyyar satıcı olmanın ötesine geçmek isteyen Alakuş, bu hedefine ulaşmak için sahip olduğu evini satarak elde ettiği tüm birikimi sermaye olarak kullandı. Bu cesur kararı sayesinde, bugün kendi işletmesinin kapılarını açarak hayalini bir adım öteye taşıdı. Ergün Alakuş, yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayata küsmemenin ve bir hedefe gönülden bağlanmanın önemini her fırsatta vurguluyor. Kendi durumunda olan bireylere de ilham kaynağı olmayı amaçlayan Alakuş, başarının sadece fiziksel yeteneklerle değil, inanç ve kararlılıkla mümkün olduğunu kanıtlıyor.

Festivalde Adana'yı temsil etme hayali
İşletmesinde kullandığı özel harçlarla hazırlanan lahmacunların, annesinin anısını yaşatmak için en güzel araç olduğunu belirten Alakuş, şimdi gözünü Uluslararası Adana Lezzet Festivali'ne dikti. Tasarladığı turuncu renkli aracın, kentin gastronomi kültürünü yansıtan bir simge haline gelmesini arzulayan Alakuş, yetkililerden festival alanında yer alabilmek için destek bekliyor. Kendi emeğiyle kurduğu bu küçük işletmede, 20 yıllık tecrübeye sahip usta Abdulkadir Bilici ile birlikte çalışan Alakuş, lezzet tutkunlarını annesinin tarifleriyle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyor. Usta Bilici, Ergün Alakuş'un bu anlamlı projesine dahil olmaktan büyük gurur duyduğunu ifade ederek, hazırladıkları özel pidelerin ve lahmacunların herkes tarafından mutlaka tadılması gerektiğini belirtiyor.

Engelleri aşan bir yaşam felsefesi
Ergün Alakuş'un hikayesi, sadece bir lahmacun dükkanı açma başarısı değil, aynı zamanda bir insanın kendi kaderini nasıl yeniden yazabileceğinin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Evini satıp bu işe girmesinin bir risk değil, bir inanç meselesi olduğunu dile getiren Alakuş, hayatın nasıl yaşandığının, karşılaşılan engellerden çok daha önemli olduğuna inanıyor. Bugün Adana sokaklarında turuncu aracıyla dolaşırken veya dükkanında müşterilerini ağırlarken, aslında çocukluğundaki o mutlu anıları yeniden inşa ediyor. Onun bu azmi, sadece lezzet arayanları değil, hayata karşı motivasyon arayan herkesi etkilemeye devam ediyor. Alakuş, annesinin mirasını Türkiye'nin dört bir yanına taşıma yolculuğunda, engellerin sadece zihinlerde olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.




