Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde, Telçeker ve Üzengili köyleri arasında yer alan ve yıllardır Nuh'un Gemisi'nin kalıntısı olduğu iddiasıyla tartışılan gemi biçimli coğrafi oluşum, bilimsel bir mercek altına alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Cenker Atila'nın başkanlığında yürütülen Nuh'un Gemisi Araştırma Projesi kapsamında, beş farklı ülkeden gelen yaklaşık 20 uzman isim, bölgede 90 gün süren yoğun bir saha çalışması gerçekleştirdi. 1959 yılında Yüzbaşı İlhan Durupınar tarafından keşfedilmesinden bu yana pek çok yerli ve yabancı araştırmacının ilgi odağı olan bu bölge, ilk kez bu denli kapsamlı ve resmi izinli bir akademik çalışmaya ev sahipliği yaptı.

Yerin derinliklerinde saklı olan anomaliler
Araştırma ekibinde başkan yardımcısı olarak görev yapan Amerikalı uzman Andrew Jones, projenin en dikkat çekici aşamalarından birinin yerin altına inilmesi olduğunu vurguladı. Geçmişteki çalışmaların büyük oranda yüzeydeki gemi silüetine odaklandığını belirten Jones, bu kez yeni nesil radar sistemleri ve karotlu sondaj yöntemleriyle yüzeyin altındaki katmanların incelendiğini ifade etti. Yapılan radar taramalarında, bölgenin doğal yapısıyla örtüşmeyen bazı anomalilerin tespit edildiği ve bu noktaların bilimsel açıdan büyük önem taşıdığı belirtildi. Sondaj çalışmaları sırasında elde edilen veriler, bölgenin sadece kaya kütlesinden ibaret olmadığını, aksine toprak katmanlarının altında farklı bir yapılaşmanın olabileceğine dair ipuçları sundu.

Toprak numuneleri laboratuvar yolunda
Sondaj çalışmaları esnasında karot makinesiyle sürekli olarak toprak numuneleri alındığını belirten Jones, bölgenin yekpare bir kaya kütlesi olduğu yönündeki yaygın kanının bu çalışmalarla sarsıldığını dile getirdi. Jones, bazı kesimlerin buranın milyonlarca yıl içinde aşınmış doğal bir oluşum olduğunu savunduğunu ancak sondaj sonuçlarının bu görüşü desteklemediğini, aksine alanda organik ve oldukça koyu renkli toprak katmanlarına rastlandığını belirtti. Yaklaşık bin adet toprak numunesi, çürümüş ahşap kalıntıları veya insan faaliyetine dair izler taşıyıp taşımadığının belirlenmesi amacıyla detaylı laboratuvar incelemelerine gönderildi.

Bilimsel rapor için geri sayım başladı
Araştırma ekibi, elde edilen verilerin henüz kesin bir sonuca varmak için yeterli olmadığını ve laboratuvar süreçlerinin titizlikle devam ettiğini vurguluyor. Sosyal medyada ve bazı yayın organlarında çıkan kesinleşmiş keşif iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Andrew Jones, bilimsel disiplinden ödün vermeden nihai raporu hazırlayacaklarını ifade etti. Radar verileri ve sondaj numunelerinin birleştirilerek analiz edileceği kapsamlı raporun, 2027 yılının nisan veya mayıs aylarında kamuoyuyla paylaşılması hedefleniyor. Ekip, bu çalışmanın hem Türkiye hem de dünya arkeolojisi için önemli bir dönüm noktası olabileceği umudunu korurken, test sonuçları netleşmeden herhangi bir kesin yargıda bulunmanın bilimsel etiğe aykırı olacağının altını çiziyor.



