2018 yılında Ağrı'nın Bezirhane köyünde kaybolan ve 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir dosyasında yeni bir aşamaya gelindi. Mahkeme, amca Yusuf Aydemir’e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının detaylarını açıkladı. Yargı süreci, köydeki sessizlik duvarının neden örüldüğünü ve küçük çocuğun nasıl katledildiğini gün yüzüne çıkardı.
Sessizliğin arkasındaki plan
Mahkeme, Leyla’nın kaybolduğu ilk günden itibaren köyde bir koruma kalkanı oluşturulduğunu tespit etti. Gerekçeli karara göre, aile içindeki husumetler nedeniyle Leyla bilinçli olarak saklandı. Aramalar sırasında köydeki akraba evleri didik didik edilmediği için çocuk, katil tarafından uzun süre bir noktada tutuldu. Mahkeme, Leyla’nın bu süreçte sütle beslendiğini ve arama faaliyetlerinin azaldığı bir anda dere kenarına bırakıldığını belirtti.
Teknolojik deliller ve itiraflar
Sanık Yusuf Aydemir’in savunmaları mahkemeyi ikna etmedi. Amcanın, olay tarihlerinde internetini kapatması ve akıllı telefon kullanmayı bırakıp tuşlu telefona geçmesi mahkeme heyeti tarafından "suçtan kurtulma çabası" olarak değerlendirildi. Ayrıca mahkeme, sanığın aramalara katılmayıp telefonunu kapatarak cesedi sakladığı bölgeye gittiğini vurguladı. Bu kararla birlikte, yıllardır süren davanın perde arkasındaki karanlık noktalar yargı eliyle tek tek aydınlatıldı.