Türkiye'nin uzun yıllardır gündemini meşgul eden terör sorununun tamamen sona ermesi, sadece güvenlik eksenli bir kazanım değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik geleceğini yeniden şekillendirecek stratejik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya, kaleme aldığı kapsamlı değerlendirme yazısında, bu sürecin Türkiye'nin kalkınma vizyonuna yapacağı doğrudan katkıları masaya yatırdı. Kaya'ya göre, terörün yarattığı maliyetlerin ortadan kalkmasıyla birlikte, bugüne kadar güvenlik harcamalarına giden devasa kaynaklar artık eğitim, ileri teknoloji ve üretim odaklı projelere aktarılabilecek.
Bölgesel potansiyel harekete geçecek
Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin sahip olduğu zengin potansiyelin, huzur ortamının kalıcı hale gelmesiyle birlikte çok daha verimli kullanılacağını belirten Prof. Dr. Kaya, bölgedeki genç nüfusun dinamizmine dikkat çekiyor. Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin modern tekniklerle desteklenmesi, turizm sektöründeki çeşitliliğin artırılması ve sınır ticaretinin daha güvenli bir zeminde büyümesi, bölgesel kalkınmanın temel taşlarını oluşturacak. Güvenlik kaygılarının yerini yatırım iştahına bırakmasıyla birlikte, bu bölgelerin Türkiye ekonomisine sağladığı katma değerin kısa sürede katlanarak artması bekleniyor.
İçeride huzur dışarıda güç
Toplumsal barışın sadece güvenlik önlemleriyle değil, adalet ve karşılıklı güven temelinde inşa edilmesi gerektiğini savunan Kaya, Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumunu da bu perspektifle değerlendiriyor. İçeride sağlanan kardeşlik ve üretim odaklı iklimin, dış politikada Türkiye'nin elini güçlendireceğini belirten Prof. Dr. Kaya, "İçeride huzur, dışarıda itibar; içeride kardeşlik, dışarıda güven; içeride üretim, dışarıda etki" diyerek hedeflenen vizyonu özetliyor. Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısı ve diplomatik kapasitesinin, bölgesel iş birlikleriyle birleştiğinde çok daha etkili sonuçlar doğuracağı öngörülüyor.
Geleceği birlikte inşa etme sorumluluğu
Prof. Dr. Kaya, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması gibi bölgesel iş birliği adımlarının, terörsüz bir Türkiye'nin uluslararası alandaki stratejik derinliğini artıracağını ifade ediyor. Sürecin kalıcı hale gelmesinin toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Kaya, Türkiye'nin enerjisini çatışma yerine birlikte üretmeye, kalkınmaya ve geleceğin inşasına yönlendirmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu yeni dönemde, Türkiye'nin coğrafi avantajlarını ekonomik bir güce dönüştürmesi, ülkenin küresel rekabetteki yerini de sağlamlaştıracaktır.