Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde 17 yıl boyunca çözülemeyen bir kayıp vakası, geçtiğimiz günlerde yaşanan şüpheli bir yangınla bambaşka bir boyuta taşındı. 2009 yılında, 52 yaşındayken sırra kadem basan iki çocuk annesi Gülşen Uyar'ın, kaybolmadan önce ikamet ettiği üç katlı müstakil evde 4 Ekim tarihinde büyük bir yangın meydana geldi. Uzun süredir kullanılmayan ve metruk halde bulunan binanın küle dönmesiyle sonuçlanan bu olay, aslında yıllardır gizlenen karanlık bir gerçeğin gün yüzüne çıkmasına vesile oldu. İtfaiye ekiplerinin yangın sonrası hazırladığı teknik raporda, alevlerin tek bir noktadan değil, binanın farklı bölümlerinden eş zamanlı olarak başlatıldığı ve olayın bir kundaklama olduğu kesinleşti.

Kundaklama şüphesi kazı çalışmalarını başlattı
Yangının ardından Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında, binanın zemininde detaylı bir inceleme yapılmasına karar verildi. Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, bölgeye kadavra köpeği Herkül ile birlikte intikal etti. Üç gün boyunca titizlikle yürütülen kazı çalışmaları, evin zemininde yaklaşık iki metre derinlikte, oldukça dikkat çekici bir yapıya ulaşıldığını gösterdi. Ekipler, tuğla ve kiremitlerle örülmüş, üzeri kireçle kapatılıp betonla sabitlenmiş gizli bir bölme tespit etti. Bu bölmenin içerisinde insan kemikleri, diş kalıntıları ve cinayet şüphesini güçlendiren bir balta bulundu. Bulunan kemiklerin 17 yıl önce kaybolan Gülşen Uyar'a ait olup olmadığının kesinleşmesi için, Uyar'ın kızından alınan DNA örnekleri ile karşılaştırma yapılmak üzere Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

İtiraf şoke etti: Kibriti atmamı istedi
Soruşturma derinleşirken, mahallede yaşayan ve olayla bağlantılı olduğu şüphesiyle gözaltına alınan Ali Y.'nin ifadeleri, olayın perde arkasındaki çarpıcı detayları gözler önüne serdi. İfadesinde yangını kendisinin başlattığını itiraf eden Ali Y., bu eylemi Gülşen Uyar'ın eski kayınvalidesi Şerife K.'nin yönlendirmesiyle gerçekleştirdiğini iddia etti. Ali Y., evin metruk olduğunu ve kötü kokular yaydığını öne sürerek, Şerife K.'nin kendisine, 'Kokuyor, oraya bir kibrit at, bir şey olmaz' dediğini aktardı. Bu talimat üzerine pencereden içeriye kibrit attığını belirten şüpheli, içerideki yatak ve yorganların tutuşmasıyla yangının başladığını, ardından evine gidip uyuduğunu anlattı. İtfaiye ekiplerinin sesini duyduktan sonra dışarı çıktığını belirten Ali Y., ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Eski kayınvalidenin savunması
Olayın merkezindeki isimlerden biri olan eski kayınvalide Şerife K. ise hakkındaki iddiaları reddederek, eski gelininin akli dengesinin yerinde olmadığını savundu. Gülşen Uyar'ın kayboluşunun ardından çocuklarına kendisinin baktığını ve onları büyüttüğünü ifade eden Şerife K., oğlunun da boşandıktan sonra yeniden evlendiğini ve bu evlilikten iki kızının daha olduğunu belirtti. Kızılcahamam'da büyük yankı uyandıran bu olayda, DNA sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte 17 yıllık kayıp dosyasının cinayet soruşturmasına dönüşüp dönüşmeyeceği netleşecek. Emniyet güçleri, bulunan suç aleti ve kemik kalıntıları üzerinden olayın tüm detaylarını aydınlatmak için çalışmalarını çok yönlü olarak sürdürüyor.




