Havadis | Ankara | 3 bin 400 yıllık hüzünlü veda: Hitit kraliyet arşivinden çıkan salgın ve savaş notları

3 bin 400 yıllık hüzünlü veda: Hitit kraliyet arşivinden çıkan salgın ve savaş notları

Sivas'ın Yıldızeli ilçesindeki Kayalıpınar kazılarında gün yüzüne çıkarılan 184 çivi yazılı tablet, Hitit tarihine dair bugüne kadar bilinmeyen dramatik detayları ve devletin yaşadığı büyük krizi gözler önüne serdi.

Sivas'ın Yıldızeli ilçesindeki Kayalıpınar kazılarında gün yüzüne çıkarılan 184 çivi yazılı tablet, Hitit tarihine dair bugüne kadar bilinmeyen dramatik detayları ve devletin yaşadığı büyük krizi gözler önüne serdi.

3 bin 400 yıllık hüzünlü veda: Hitit kraliyet arşivinden çıkan salgın ve savaş notları
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

Anadolu topraklarının binlerce yıllık hafızası, Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde bulunan Kayalıpınar antik kentinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarla yeniden şekilleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un paylaştığı bilgilere göre, 2026 yılı kazı sezonunda Kral II. Tudhaliya dönemine ait 131 yeni çivi yazılı tablet ve parçası gün ışığına çıkarıldı. Geçtiğimiz yıl bulunan 53 eserle birlikte toplam sayı 184'e ulaşırken, bu koleksiyon 21'inci yüzyılda keşfedilen en kapsamlı Hititçe arşiv olarak kayıtlara geçti. Antik dönemde Šamuḫa olarak bilinen bu yerleşimde bulunan belgeler, yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesinin devlet yönetiminden askeri stratejilere, inanç dünyasından kraliyet ailesinin yaşadığı kişisel trajedilere kadar geniş bir yelpazede eşsiz veriler sunuyor. Hititçe ve Hurrice dillerinde kaleme alınan bu metinler, dönemin katiplik kültürünü ve dil gelişimini anlamak adına bilim dünyası için paha biçilemez bir kaynak niteliği taşıyor.

3 bin 400 yıllık hüzünlü veda: Hitit kraliyet arşivinden çıkan salgın ve savaş notları

Bebek prensesin trajik sonu ve salgın dehşeti

Arşivin en dikkat çekici ve insani yönü, o dönemde şehirden şehre yayılan ve özellikle çocukları hedef alan yüksek ateşli bir salgına dair tutulan kayıtlarda ortaya çıkıyor. Tabletler, Hitit kraliyet ailesinin bu hastalık karşısında yaşadığı derin çaresizliği ve kaygıyı tüm çıplaklığıyla yansıtıyor. Henüz anne sütüyle beslenen bir bebek prensesin hastalanması üzerine, saray çevresinin fal sorgulamalarıyla şifa aradığı ve küçük prensesin sağlık durumunu yakından takip ettiği görülüyor. Ne yazık ki, belgeler arasında yer alan bir kayıt, bebek prensesin hayatını kaybettiğini ve ardından gerçekleştirilen cenaze ritüellerinin detaylarını içeriyor. Falcının krala gönderdiği bir başka mektup ise, trajedinin yaşandığı yerin Ziulila kenti olduğunu işaret ediyor. Bu belgeler, binlerce yıl önce yaşamış bir kraliyet ailesinin, günümüzdeki ebeveynlerle aynı acıyı ve endişeyi paylaştığını gösteren sarsıcı bir kanıt olarak öne çıkıyor.

3 bin 400 yıllık hüzünlü veda: Hitit kraliyet arşivinden çıkan salgın ve savaş notları

Sınır boylarında yükselen savaş çığlıkları

Kraliyet arşivinden çıkan belgeler, sadece saray içindeki acıları değil, aynı zamanda Hitit devletinin karşı karşıya kaldığı ciddi askeri tehditleri de gün yüzüne çıkarıyor. Batı Anadolu'da görevli Hitit generallerinin, Šamuḫa'daki krala gönderdiği bir mektup, devletin kuşatma altında olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor. Generaller, düşman birliklerinin bölgeyi tamamen çevirdiğini belirterek, acil olarak asker, at ve savaş arabası takviyesi talep ediyor. Mektubun tonu, durumun vahametini ortaya koyacak kadar sert; generaller, istenen desteğin zamanında ulaşmaması halinde ordunun yok olabileceği uyarısında bulunuyor. Hatta bu yardımın gelmemesi durumunda yaşanacak olası bir yenilginin sorumluluğunu kabul etmeyeceklerini krala açıkça bildiriyorlar. Bu yazışmalar, Hititlerin sınır boylarında verdikleri varoluş mücadelesini ve askeri hiyerarşideki gerilimi anlamak adına kritik birer belge niteliği taşıyor.

3 bin 400 yıllık hüzünlü veda: Hitit kraliyet arşivinden çıkan salgın ve savaş notları

Kuşların dilinden kehanet arayışı

Arşivin sunduğu bir diğer önemli bulgu ise Hititlerin inanç dünyasına ve kehanet uygulamalarına dair. Bir tablette, kuş falcılarının Šamuḫa dışına çıkarak farklı bölgelerde yaptıkları gözlemlerin günlük düzeninde kayıt altına alındığı görülüyor. Falcıların konakladıkları kentler, izledikleri güzergahlar ve gözlemledikleri kuş türleri, belgelerde büyük bir titizlikle işlenmiş durumda. Çivi yazılı metinler, kuş falının nasıl yorumlandığına dair daha önce bilinmeyen teknik detayları da ortaya koyuyor. Bu kayıtlar, Hititlerin devlet kararlarını alırken doğa olaylarını ve kuşların hareketlerini nasıl birer rehber olarak kullandıklarını, inanç sistemlerinin devlet yönetimiyle ne kadar iç içe geçtiğini kanıtlıyor. 3 bin 400 yıl öncesinden günümüze ulaşan bu belgeler, sadece bir dönemin tarihini değil, aynı zamanda o dönemin insanlarının korkularını, inançlarını ve hayatta kalma mücadelelerini de bizlere anlatmaya devam ediyor.

3 bin 400 yıllık hüzünlü veda: Hitit kraliyet arşivinden çıkan salgın ve savaş notları

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız