Hüseyin Tırıl, 15 yıl boyunca adliyede zabıt katibi olarak çalıştıktan sonra emekli olup bambaşka bir dünyaya adım attı. Nallıhan’da kadın kooperatifiyle birleşen Tırıl, unutulmaya yüz tutmuş ipek iğne oyası sanatını modern tasarımlarla buluşturdu. Bugün bu el emeği ürünler Türkiye sınırlarını aşıp Japonya’dan Bali’ye kadar pek çok ülkede alıcı buluyor.

Sanatın ekonomiye dönüşümü
Tırıl, kooperatif çatısı altında 720 kadınla birlikte çalışıyor. Bir kozadan 900 metreye kadar iplik elde eden ekip, sentetik ve ipek karışımı iplerle aylarca süren eserler ortaya çıkarıyor. Bakanlıktan "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanı alan Tırıl, sadece satış yapmıyor; yurt dışında verdiği kurslarla bu zanaatı gelecek kuşaklara ve farklı kültürlere öğretiyor.

Geçmişin sessiz dili
İğne oyaları sadece bir takı değil, geçmişte kadınların duygularını ifade etme biçimiydi. Örneğin, kaynana-gelin çatışmasını "biber oyası", evin bereketini ise "mısır oyası" anlatıyordu. Tırıl, şimdi bu derin hikayeleri olan el sanatlarını dünya pazarında birer "mesaj" olarak sunuyor. Böylece hem yerel üretim destekleniyor hem de Türk el sanatları uluslararası platformlarda hak ettiği değeri görüyor.





