Havadis | Ankara | Akdeniz'in derinliklerinde 2 bin 100 yıllık lüks sofra sırrı: Kil sayesinde günümüze ulaştı

Akdeniz'in derinliklerinde 2 bin 100 yıllık lüks sofra sırrı: Kil sayesinde günümüze ulaştı

Antalya Adrasan açıklarında yürütülen su altı kazılarında, antik dünyanın en seçkin sofra takımları gün yüzüne çıkarıldı. Çiçero'nun mektuplarında dahi bahsettiği bu özel seramiklerin, binlerce yıl boyunca kırılmadan kalmasını sağlayan antik dönem mühendislik dehası ise şaşkınlık yarattı.

Antalya Adrasan açıklarında yürütülen su altı kazılarında, antik dünyanın en seçkin sofra takımları gün yüzüne çıkarıldı. Çiçero'nun mektuplarında dahi bahsettiği bu özel seramiklerin, binlerce yıl boyunca kırılmadan kalmasını sağlayan antik dönem mühendislik dehası ise şaşkınlık yarattı.

Akdeniz'in derinliklerinde 2 bin 100 yıllık lüks sofra sırrı: Kil sayesinde günümüze ulaştı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında, deniz yüzeyinin yaklaşık 42 ila 55 metre derinliğinde sürdürülen arkeolojik çalışmalar, antik dönemin ticaret ve sofra kültürüne dair ezber bozan bulgular sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un kamuoyuyla paylaştığı bilgilere göre, 2 bin 100 yıllık bir gemi batığında gerçekleştirilen kazılarda, dönemin en lüks sofra takımları olarak kabul edilen binlerce seramik eser gün ışığına kavuşturuldu. MÖ 1. yüzyıla tarihlendirilen bu batık, sadece bir enkaz değil, aynı zamanda Akdeniz'in o dönemdeki ticari rotasını ve üretim ustalığını belgeleyen devasa bir zaman kapsülü niteliği taşıyor.

Antik dünyanın lüks sofra takımları gün yüzünde

Batıktan çıkarılan eserlerin çeşitliliği, geminin taşıdığı yükün ne kadar zengin ve planlı olduğunu gözler önüne seriyor. Uzmanlar, geminin ana yükünü oluşturan tabak ve kaselerin, Hatay'ın Arsuz ilçesinde, yani antik adıyla Rhosus kıyılarında üretildiğini tespit etti. Toplamda 122 farklı form ve boyutta tasarlanan bu seramikler arasında balık tabakları, çorba kaseleri, kuruyemiş sunum kapları ve çeşitli tepsiler yer alıyor. Bu ürünlerin Roma dünyasında büyük bir rağbet gördüğü ve dönemin elit sofralarının vazgeçilmez parçaları olduğu biliniyor. Ayrıca batıkta, Ege adalarından geldiği tahmin edilen farklı amforaların bulunması, geminin rotası üzerindeki ticaret ağının ne kadar geniş bir coğrafyayı kapsadığını kanıtlıyor.

Çiçero'nun mektuplarındaki gizemli seramikler

Arsuz seramiklerinin tarihsel değerini artıran en önemli unsurlardan biri, ünlü Romalı hatip ve devlet adamı Çiçero'nun yazışmalarında kendine yer bulmasıdır. MÖ 50 yılında dostu Attikus'a yazdığı mektuplarda, özellikle Rhosus'tan seramik kaplar sipariş ettiğini belirten Çiçero, bu ürünlerin o dönemdeki prestijini ve popülaritesini doğrulamış oluyor. Adrasan açıklarında bulunan bu eserlerin, bizzat Çiçero'nun bahsettiği o meşhur seramiklerle ilişkilendirilmesi, kazı çalışmalarını arkeoloji dünyası için çok daha heyecan verici bir noktaya taşıyor. Gemide bulunan MÖ 1. yüzyıla ait Antakya kökenli sikkeler ise batığın tarihlenmesine ve geminin muhtemelen Antakya'dan yola çıkıp Roma'ya doğru ilerlerken bir fırtına sonucu sığlığa çarparak battığı teorisine güçlü bir dayanak oluşturuyor.

Kil tabakası sayesinde gelen bin yıllık koruma

Arkeologları en çok şaşırtan detay ise, bu kadar narin seramiklerin 2 bin 100 yıl boyunca deniz altında nasıl bu kadar sağlam kalabildiği oldu. Yapılan incelemeler, antik dönem denizcilerinin yükleme sırasında uyguladığı dahiyane bir yöntemi ortaya çıkardı. Seramikler ahşap sandıklara yerleştirilirken, aralarına özel bir kil tabakası konulmuştu. Bu basit ama etkili yöntem, gemi battığında eserlerin birbirine çarpıp kırılmasını engelleyerek, binlerce yıl boyunca günümüze kadar ulaşmalarını sağladı. Sualtı robotlarının desteğiyle yürütülen kazı çalışmaları, Anadolu'nun üretim ustalığını ve Akdeniz'in derinliklerindeki kültürel mirası bugüne taşımaya devam ediyor. Bakan Ersoy, bu büyük başarıda emeği geçen tüm sualtı arkeologlarına ve kazı ekibine teşekkür ederek, mavi vatanın her köşesinin tarihe ışık tutmaya devam edeceğini vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız