Ankara Adliyesi’nde geçtiğimiz günlerde yaşanan olay, herkesi şaşkına çeviren bir kimlik hırsızlığı vakasını gün yüzüne çıkardı. Hukuk fakültesini birinci sınıfta bırakmış M.A. isimli bir kadın, polis merkezine giderek savcı yardımcısı veya stajyer savcı olduğunu iddia etti ve personele talimatlar yağdırdı.
SAHTE KİMLİK KULLANIP POLİSLERİ SORGULADI
M.A. sadece kendini tanıtmakla kalmadı, görevli polis memurlarının kimlik ve görev bilgilerini talep ederek onları şikayet etmekle tehdit etti. Polislerin durumdan şüphelenip kimlik sorması üzerine foyası ortaya çıkan kadının, erkek arkadaşına ait bir hakim-savcı adayı kimlik kartını kullandığı belirlendi. Savcılık incelemesi sonucunda M.A.'nın herhangi bir hukuki sıfatı olmadığı anlaşıldı.
MAHKEME TUTUKLAMA KARARI VERDİ
Hakim karşısına çıkan M.A., kimliği hırsızlık amacıyla kullanmadığını savundu. Ancak mahkeme, delillerin ve şüphelinin beyanlarının ardından "kilitlenmek suretiyle hırsızlık" suçundan tutuklanmasına karar verdi. Adli kontrol tedbirlerini yetersiz bulan mahkeme, kadını cezaevine gönderdi. Bu olay, adliye gibi güvenliğin ön planda olduğu noktalarda kimlik kontrollerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi.