Havadis | Ankara | Ankara'da stratejik zirve: Türk-Alman savunma hattında yeni dönem başlıyor

Ankara'da stratejik zirve: Türk-Alman savunma hattında yeni dönem başlıyor

Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik bağları savunma sanayii ekseninde güçlendirmeyi hedefleyen 4. Türk-Alman Ekonomi Konferansı, Ankara'da kritik mesajlara sahne oldu. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, iki ülkenin ortak üretim kapasitesini Avrupa'nın güvenlik mimarisi için bir kaldıraç olarak tanımladı.

Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik bağları savunma sanayii ekseninde güçlendirmeyi hedefleyen 4. Türk-Alman Ekonomi Konferansı, Ankara'da kritik mesajlara sahne oldu. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, iki ülkenin ortak üretim kapasitesini Avrupa'nın güvenlik mimarisi için bir kaldıraç olarak tanımladı.

Ankara'da stratejik zirve: Türk-Alman savunma hattında yeni dönem başlıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Ankara, savunma ve güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir dönemde, Türk ve Alman iş dünyasının en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde düzenlenen 4. Türk-Alman Ekonomi Konferansı, sadece ticari rakamları değil, aynı zamanda iki müttefik ülkenin gelecekteki stratejik ortaklık vizyonunu da masaya yatırdı. Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK) Türkiye Genel Sekreteri Burkhardt Hellemann’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumlarda, savunma sanayii projelerinden tedarik zinciri dayanıklılığına kadar geniş bir yelpazede fikir alışverişinde bulunuldu. Etkinliğe Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Sorg ve NATO temsilcileri katılarak, iş birliğinin sadece ekonomik değil, güvenlik odaklı bir zorunluluk haline geldiğini vurguladılar.

Savunma sanayiinde ortak gelecek vizyonu

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, konferansta yaptığı konuşmada, küresel ölçekte yaşanan çatışmaların ve tedarik zincirindeki kırılganlıkların, ülkeleri daha dayanıklı üretim modellerine yönelttiğini belirtti. Türkiye'nin savunma sanayiinde ulaştığı bin 400'ü aşkın proje ve 10 milyar doları aşan ihracat başarısının, Avrupa'nın güvenlik ihtiyaçlarına yanıt verebilecek nitelikte olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, Avrupa değer zincirleriyle güçlü biçimde bütünleşmiş bir üretim ortağıdır" diyerek, iki ülkenin mühendislik birikiminin ortak tasarım ve Ar-Ge süreçlerinde birleştirilmesi çağrısında bulundu. Özellikle insansız sistemler, yapay zekâ ve siber güvenlik gibi alanlarda Türkiye'nin kazandığı yetkinliklerin, Almanya'nın sanayi gücüyle birleştiğinde üçüncü pazarlarda büyük bir rekabet avantajı yaratacağı öngörülüyor.

Ekonomik hedeflerde yeni eşik: 60 milyar dolar

İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 52 milyar doları geride bıraktığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, hedefin 60 milyar dolara ulaşmak olduğunu açıkladı. Ancak bu hedefe ulaşmanın yolunun, iş dünyasının beklediği öngörülebilirlik ve istikrarlı kurallardan geçtiğini vurguladı. İhracat izinleri, sertifikasyon süreçleri ve vize engelleri gibi teknik konuların, müttefikler arasındaki savunma iş birliğini yavaşlatmaması gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, Avrupa Savunma Sanayii Programı (SAFE) gibi girişimlerde Türkiye'nin daha aktif bir rol üstlenmesinin, Avrupa'nın genel savunma kapasitesini güçlendireceğini savundu.

Yeşil ve dijital dönüşümde ortaklık

Savunma sanayii dışındaki alanlarda da iş birliğinin derinleşmesi gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, yeşil ve dijital dönüşümün sanayinin geleceğini belirleyen ana unsurlar olduğunu ifade etti. Gümrük Birliği'nin modernizasyonunun, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonu bir üst seviyeye taşıyacağını belirten TOBB Başkanı, Türk sanayicisinin Avrupa'nın tedarik güvenliğinde vazgeçilmez bir ortak olduğunu yineledi. Konferans, sadece mevcut projelerin değerlendirildiği bir platform değil, aynı zamanda KOBİ'lerin ve teknoloji girişimlerinin de dahil olduğu, daha geniş kapsamlı bir üretim ağının temellerinin atıldığı bir zemin olarak öne çıktı. Türk ve Alman iş dünyası temsilcileri, bu stratejik ortaklığın sadece iki ülke için değil, tüm Avrupa coğrafyası için bir güvenlik ve refah sigortası olacağı konusunda mutabık kaldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız