Ankara’nın simge lezzetlerinden Ayaş dutu, bu yıl da geleneği bozmadı ve haziran ayının ikinci haftasında bahçelerdeki yerini aldı. Tarihi Seyahatname’de adından söz ettiren bu özel meyve, herhangi bir zirai ilaç veya gübre kullanılmadan tamamen doğal yöntemlerle yetiştiriliyor. Üreticiler, dutun tazeliğini korumak için güneşin kavurucu etkisinden önce sabah saat 05.00’te bahçeye giriyor.
Sabah mesaisi bereketi getiriyor
Bölgedeki dut üreticisi Ersin Kaya, 40 yıldır bu işle uğraştığını ve ailece süreci yönettiklerini anlatıyor. Sabah 05.00’te başlayan hasat, saat 08.00 civarında tamamlanıyor. Böylece toplanan dutlar gün içerisinde Ankara'daki sofralara taze şekilde ulaşıyor. Bu yıl yağışlar nedeniyle hasat bir hafta gecikmeli başlasa da, üreticiler yaklaşık 9-10 tonluk bir rekolte bekliyor. Geçen yıl 40 liradan satılan dutun bu yılki kilogram fiyatı ise 50 lira olarak belirlendi.
Gençlere ek gelir kapısı
Ayaş dutunun en büyük avantajı, ağacın hiçbir zararlı barındırmaması ve tamamen organik olması. Kendi içilebilir su kaynaklarıyla sulanan ağaçlar, bölge halkı için hem bir aile mirası hem de ekonomik bir değer taşıyor. Üretici Kaya, özellikle düzenli bir işi olan gençlere, sadece sabahın erken saatlerinde birkaç saat ayırarak bu işi ek gelir kaynağına dönüştürebileceklerini tavsiye ediyor. Hasat edilen dutların bir kısmı taze tüketim için pazara gönderilirken, geri kalanı kurutularak veya pekmez yapılarak kışa hazırlanıyor.