Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin finansal piyasalarında son dönemde yaşanan hareketliliğe dair kritik açıklamalarda bulundu. Piyasalarda sınırlı sayıda fonda tespit edilen kredi ve likidite sorunlarına dikkat çeken Şimşek, bu durumun sistemik bir risk oluşturmadığını, ancak piyasa bozucu eylemlere karşı tavizsiz bir tutum sergilediklerini ifade etti. Bakan Şimşek, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) denetimleri sonucunda 7 farklı portföy yönetim şirketinin işlettiği 131 fonun tasfiye sürecine sokulduğunu duyurdu. Bu adımın, yatırımcıların haklarını korumak ve piyasa güvenini tesis etmek amacıyla atıldığını belirten Şimşek, söz konusu fonların toplam piyasa içindeki payının oldukça düşük olduğunu vurguladı.
Piyasa bozucu eylemlere karantina
Türkiye'de halihazırda 2 bin 38 adet fon bulunduğunu hatırlatan Bakan Şimşek, müdahale edilen 131 fonun piyasanın genel işleyişini bozmayacak şekilde izole edildiğini belirtti. Şimşek, bu fonların bir kısmının temerrüde düştüğünü, bir kısmında ise yapısal riskler gözlemlendiğini açıkladı. Yatırımcıların endişelenmemesi gerektiğini ifade eden Bakan, piyasanın yüzde 90'ının sağlıklı bir şekilde işlemeye devam ettiğini ve alınan tedbirlerin piyasa güvenini korumak için yeterli olduğunu dile getirdi. Ayrıca, bu süreçte piyasa bozucu faaliyetlerde bulunanların adli makamlar önünde hesap vereceğini ve hiçbir ayrım gözetmeksizin sorumluların sonuçlarına katlanacağını sözlerine ekledi.
Banka dışı finans sektöründe yeni dönem
Banka dışı finans kuruluşlarının son yıllarda gösterdiği hızlı büyümenin yakından takip edildiğini belirten Şimşek, özellikle tasarruf finansman şirketlerine yönelik daha katı düzenlemelerin yolda olduğunu açıkladı. Bu alanın bankacılık benzeri bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Bakan, vatandaşların birikimlerini korumak adına BDDK ve ilgili kurumlarla koordineli bir şekilde çalıştıklarını belirtti. Emlak Katılım Bankası'nın bu süreçte devreye girdiğini hatırlatan Şimşek, Katılımevim ve Birevim gibi kuruluşlardaki katılımcıların haklarının korunması için gerekli tüm adımların atılacağını ifade etti. Finansal okuryazarlığın önemine de değinen Şimşek, Milli Eğitim Bakanlığı ile yürütülen projelerle vatandaşların bilinçlendirilmesine yönelik yatırımların süreceğini kaydetti.
Küresel şoklar ve bütçe dengeleri
Ekonomik programın yapısal dönüşüm hedeflerine de değinen Bakan Şimşek, küresel ölçekteki savaşların enerji fiyatları üzerindeki baskısına dikkat çekti. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkisini değerlendiren Şimşek, savaş ortamı olmasaydı enflasyonun çok daha düşük seviyelerde gerçekleşebileceğini belirtti. Eşel mobil uygulamasıyla vatandaşları fiyat şoklarından korumak için yaklaşık 400 milyar liralık bir gelirden vazgeçildiğini açıklayan Şimşek, bütçe dengelerinin bu sürece rağmen sağlam olduğunu savundu. Gelecek yıl savunma harcamalarının artırılacağını ve sosyal konut projelerinin önceliklendirileceğini belirten Bakan, petrol fiyatlarının 76-77 dolar seviyelerine gerilemesi durumunda eşel mobil uygulamasına olan ihtiyacın ortadan kalkacağını sözlerine ekledi.