Ankara'da özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek ve bakım süreçlerini daha profesyonel bir zemine oturtmak amacıyla başlatılan kapsamlı eğitim programı, üçüncü etabını başarıyla tamamladı. Ankara Kalkınma Ajansı, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ve Tüm Erişilebilir Engelliler Dernekleri Federasyonu (TEEDF) iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, sadece teorik bilgi aktarımıyla sınırlı kalmayıp, ailelerin günlük yaşamdaki pratik becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. Programın sonunda 50 kursiyer, e-Devlet üzerinden onaylı sertifikalarını alarak bakım hizmetlerinde daha yetkin hale geldi.
Sosyal refahı güçlendiren adımlar
Ankara Kalkınma Ajansı Kurumsal ve Mali Yönetim Birimi Birim Başkanı Şeref Furkan Ceylan, kalkınma kavramının sadece ekonomik büyüme ile sınırlı olmadığını, sosyal refahın artırılmasının da bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen bu çalışmaların, özel politika gerektiren kesimlerin toplumsal hayata daha güçlü katılımını sağlamak için kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Ceylan, ajansın sadece eğitimle değil, somut projelerle de destek verdiğini ifade etti. Bu kapsamda, SERÇEV bünyesinde yürütülen Doğru Büyüyorum Projesi'ne sağlanan 24 milyon liralık destekle, yerli üretim 600 adet taşıma ve pozisyonlama cihazı ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırıldı.
Bakım süreçlerinde profesyonel dokunuş
Eğitim programına katılan veliler, öğrendikleri bilgilerin evdeki bakım süreçlerini nasıl dönüştürdüğünü paylaştı. Serebral palsili bir çocuk annesi olan Dilek Kaya, ilk yardım tekniklerinden ağız bakımına kadar birçok konuda eksiklerini fark ettiğini belirtti. Özellikle çocukların fiziksel kapasitelerinin doğru değerlendirilmesi ve akademik potansiyellerinin keşfedilmesi konusunda eğitimin ufuk açıcı olduğunu dile getiren Kaya, bu tür programların sadece annelere değil, babalara da ulaşması gerektiğinin altını çizdi. Emekli hemşire ve veli Neslihan Köksal ise, eğitimlerin uzmanlar tarafından sade ve anlaşılır bir dille verilmesinin, veliler arasındaki memnuniyeti artırdığını ifade etti.
Yükü paylaşmak: Babalara çağrı
Programın en dikkat çekici çıktılarından biri, bakım yükünün aile içindeki dağılımına dair yapılan tespitler oldu. Özel gereksinimli çocukların bakımında genellikle annelerin tüm sorumluluğu üstlendiği ve bu durumun ciddi bir tükenmişliğe yol açtığı vurgulandı. Neslihan Köksal, eş desteğinin aile içindeki huzuru ve bakım kalitesini doğrudan etkilediğini belirterek, babaların bu eğitimlere katılımının hem annelerin üzerindeki yükü hafifleteceğini hem de çocukların gelişimine daha bütüncül bir katkı sağlayacağını ifade etti. Eğitim programı, ailelerin birbirleriyle deneyimlerini paylaştığı, sosyal bir destek mekanizmasına dönüşerek, katılımcıların kendilerine özel alanlar açabilmeleri için de bir farkındalık zemini oluşturdu.