Gaziantepli baklava ustası Mahmut Dolmacı, Türk mutfağının vazgeçilmez lezzeti baklavanın dünyada 'baklavaki' ismiyle anılmasından duyduğu rahatsızlığı, devasa bir girişimle sonlandırmayı başardı. Yıllarını mutfağa adamış bir isim olarak, kültürel mirasın korunması adına önce hukuki yollara başvurarak patent alan Dolmacı, ardından bu lezzeti tüm dünyaya tescil ettirmek için Guinness Dünya Rekorları'na giren dev bir projeye imza attı. 7 buçuk metre boyunda ve 2 buçuk metre enindeki devasa tepsisiyle 11 bin 800 dilimlik baklava hazırlayan usta, bu adımıyla sadece bir rekor kırmadı, aynı zamanda Türk baklavasının özgün kimliğini küresel ölçekte yeniden tanımladı.
Bir annenin vizyonuyla şekillenen kariyer
Mesleğe henüz 11 yaşındayken adım atan Mahmut Dolmacı, bugün ulaştığı başarıyı annesinin yıllar önce verdiği hayat derslerine borçlu olduğunu ifade ediyor. Oxford mezunu olmasa da hayat tecrübesiyle oğluna yol gösteren annesinin, aşçılık mesleğinin hem temizlik hem de dünyayı gezme fırsatı sunduğuna dair tavsiyeleri, Dolmacı'nın kariyerinin temelini oluşturdu. Aşçılığın sadece yemek yapmak değil, aynı zamanda bir kültür elçiliği olduğunu vurgulayan usta, annesinin 'gemilerin de ünlülerin de aşçısı vardır' sözünün kendisini nasıl motive ettiğini ve mesleki rekabetin en iyiyi üretme konusundaki itici gücünü her zaman hatırladığını belirtiyor. Bu vizyonla Türkiye'den dünyaya açılan Dolmacı, bugün kendi sektöründe yüzlerce çalışana istihdam sağlayan bir marka haline geldi.
Dünya çapında tescillenen lezzet yolculuğu
Kariyerini İstanbul'da pişirdikten sonra yurt dışına açılan ve Dortmund'dan Tokyo'ya, Suudi Arabistan'dan Bahreyn'e kadar pek çok ülkede fabrikalar kurup mutfaklar yöneten Dolmacı, edindiği tecrübeleri Türkiye'ye taşıdı. Yunanistan ve Beyrut gibi bölgelerin baklava üzerindeki hak iddialarına karşı önce patent mücadelesi başlatan usta, bunun yeterli olmadığını görünce devasa baklava projesini hayata geçirdi. Sadece baklava ile sınırlı kalmayan bu başarı serüveninde, Moskova'da dünyanın en büyük dönerini takmak ve Danimarka'da en büyük eti pişirmek gibi toplamda 6 dünya rekoru ve 3 Guinness rekoru kırdı. Houston'dan İskenderiye'ye kadar pek çok noktada İstiklal Marşı ve 10. Yıl Marşı gibi milli değerleri yankılatarak, gastronomi üzerinden kültürel bir köprü kurmayı başardı.
Eğitimden ihracata uzanan başarı hikayesi
Bugün sadece bir usta değil, aynı zamanda bir eğitmen olarak üniversitelerde genç nesillere tecrübelerini aktaran Dolmacı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi gibi kurumlarda derslere girerek mesleğin inceliklerini paylaşıyor. Yaptığı işlerde bayrakları ve kültürel simgeleri ön plana çıkararak 'hoş geldin' tatlıları hazırlayan Dolmacı, bu çabalarının meyvelerini toplamanın gururunu yaşıyor. Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar uzanan ihracat ağıyla Türk baklavasını dünya sofralarına taşıyan usta, artık baklavanın 'baklavaki' olarak değil, kendi öz ismiyle anılmasının ve ihraç edilmesinin en büyük övünç kaynağı olduğunu dile getiriyor.