Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 2026-2027 sanat sezonuna, kurumun 200. yıl dönümünü simgeleyen oldukça görkemli ve tarihi bir başlangıç yaptı. 2 Ekim akşamı CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon'da düzenlenen açılış konseri, başkentteki klasik müzik tutkunlarını bir araya getirirken, salonun tamamen dolması ve biletlerin haftalar öncesinden tükenmesi, orkestranın toplum nezdindeki yerini bir kez daha kanıtladı. Konser öncesinde CSO Ada Ankara binasının önünde oluşan uzun kuyruklar, Ankara'nın sanata olan derin bağlılığının ve iki asırlık bu köklü kuruma duyulan saygının en somut göstergesi oldu.
İki asırlık Musika-i Hümayun mirası
Kökleri 1826 yılında kurulan Musika-i Hümayun'a kadar uzanan ve dünyanın en eski senfoni orkestralarından biri olma unvanını taşıyan CSO, bu özel gecede geçmişten günümüze uzanan müzikal birikimini dinleyicilerle paylaştı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı'nın da katılımıyla gerçekleşen etkinlik, orkestranın 200. yıl heyecanını sanatseverlerle ortak bir paydada buluşturdu. CSO Müzik Direktörü Cemi'i Can Deliorman'ın yönetimindeki orkestra, sezonun ilk gecesinde sergilediği performansla dinleyicilerden tam not aldı.
Dünya yıldızı Ankara sahnesinde
Gecenin solisti olarak sahne alan dünyaca ünlü Özbek piyanist Behzod Abduraimov, izleyicilere teknik ve duygusal açıdan büyüleyici bir deneyim yaşattı. Chicago Senfoni, Amsterdam Concertgebouw ve New York Filarmoni gibi dünyanın en prestijli orkestralarıyla aynı sahneyi paylaşan Abduraimov, bu kez Ankara'da CSO eşliğinde Çaykovski'nin romantik piyano repertuvarının zirvesi kabul edilen Si bemol minör 1 No'lu Piyano Konçertosu'nu seslendirdi. Daha önce albüm kaydını da gerçekleştirdiği bu zorlu eseri, CSO'nun 200. yıl açılışında icra etmesi, konserin sanatsal değerini daha da yukarı taşıdı.
İspanyol esintileriyle kapanış
Konserin ikinci bölümünde ise orkestra, repertuvarını daha canlı ve ritmik bir atmosfere taşıyarak dinleyicileri İspanya'nın renkli müzikal dünyasına götürdü. Nikolay Rimski-Korsakov'un klasikleşmiş eseri İspanyol Kapriçyosu ve Manuel de Falla'nın Üç Köşeli Şapka eserinden 2 No'lu Süit, gecenin finalini görkemli bir şekilde tamamladı. Çaykovski'nin derinlikli piyano konçertosundan İspanyol danslarının dinamik ritimlerine uzanan bu zengin program, CSO'nun iki asırlık yolculuğunun sadece bir kutlaması değil, aynı zamanda geleceğe dair sanatsal vizyonunun da bir yansıması oldu. Başkentli sanatseverler, bu tarihi geceyi uzun süre hafızalarından silmeyecek bir performansla uğurladı.