Çocuklarda aniden yükselen ateş, ebeveynler için her zaman endişe verici bir durumdur. Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonları veya kulak iltihabı gibi yaygın rahatsızlıklarla ilişkilendirilen bu tablo, aslında çok daha farklı bir sağlık sorununun işareti olabilir. Ankara Acıbadem Bayındır Söğütözü Hastanesi Çocuk Romatoloji Uzmanı Doçent Doktor Emil Aliyev, ailelerin göz ardı etmemesi gereken önemli bir konuya dikkat çekerek, tekrarlayan ateş nöbetlerinin romatizmal hastalıkların habercisi olabileceğini vurguladı. Uzmanlar, vücudun herhangi bir enfeksiyon olmaksızın bağışıklık sistemi üzerinden yanıt vermesiyle gelişen periyodik ateş durumlarının, doğru teşhis edilmediğinde çocukların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Takvim düzeninde gelen ateş nöbetleri
Çocuklarda periyodik ateş denildiğinde akla gelen en yaygın tablolardan biri PFAPA sendromudur. Doç. Dr. Aliyev, bu sendromun en belirgin özelliğinin ateş nöbetlerinin adeta bir takvim düzeniyle, örneğin üç veya dört haftada bir tekrarlaması olduğunu ifade ediyor. Atak sırasında çocuğun vücut ısısı aniden 39-40 dereceye kadar çıkabiliyor ve bu yüksek ateş süreci genellikle üç ila beş gün arasında devam ediyor. Bu dönemde çocuğun boğazında kızarıklık, şiddetli ağrı, bademciklerde beyaz plaklar, ağız içinde ağrılı aftlar ve boyun bölgesindeki lenf bezlerinde belirgin şişlikler görülebiliyor. Ancak atak süreci sona erdiğinde çocuk tamamen normale dönüyor ve sağlıklı bir görünüme kavuşuyor. Her vakanın bu tipik bulgularla seyretmediğini belirten Aliyev, bazı çocuklarda sadece düzenli ateşin, bazılarında ise düzensiz ateş nöbetlerinin görülebileceğini hatırlatıyor.
Antibiyotik tedavisi neden sonuç vermiyor?
PFAPA sendromunun genellikle iki ile beş yaş arasındaki erken çocukluk döneminde başladığı gözlemleniyor. Nadir de olsa daha küçük bebeklerde veya daha ileri yaşlardaki çocuklarda da ilk teşhisin konulabildiğini belirten uzmanlar, hastalığın tedavisinde izlenen yolun enfeksiyon hastalıklarından tamamen farklı olduğunu vurguluyor. Bu durum bir enfeksiyon hastalığı olmadığı için rutin antibiyotik tedavileri herhangi bir iyileşme sağlamıyor. Tanı sürecinde, altta yatan FMF gen taşıyıcılığı gibi faktörlerin varlığı, tedavi şemasının belirlenmesinde belirleyici rol oynuyor. İlk basamak tedavide bazı probiyotiklerin oldukça etkili olduğu ve her on hastadan altı veya yedisinde hastalığı tamamen geçirebildiği klinik verilerle destekleniyor.
Hangi durumlarda uzmana başvurulmalı?
Ebeveynlerin dikkatli olması gereken en önemli nokta, ateşin süresi ve tedaviye verilen yanıttır. Eğer çocuğun ateşi üç günden uzun sürüyorsa, halsizlik ve beslenme bozukluğu gibi ek belirtiler ortaya çıkıyorsa vakit kaybetmeden bir çocuk doktoruna başvurulması gerekiyor. Doç. Dr. Aliyev, özellikle antibiyotik tedavisine rağmen düşmeyen ateşlerde, ateşin belirli periyotlarla tekrarlamasında veya boğaz kültürü testlerinin sürekli negatif sonuç vermesine rağmen ateşli atakların devam etmesi durumunda bir Çocuk Romatoloji Uzmanına danışılmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor. Ayrıca, tablonun tek doz kortizon tedavisine çok hızlı yanıt vermesi de bu sendromun önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Erken teşhis ve doğru yönlendirme, çocukların gereksiz ilaç kullanımından korunmasını ve sağlıklı bir gelişim süreci geçirmelerini sağlıyor.