Çalışma hayatı ve sosyal güvenlik sisteminin işleyişinde kritik bir noktada duran denetim mekanizmaları, Devlet Memurları Sendikası (DMS) tarafından gündeme taşınan yeni bir reform tartışmasıyla karşı karşıya. DMS Genel Başkanı Tuncay Cengiz, mevcut teftiş yapısının artık günün ihtiyaçlarına yanıt veremediğini ve ciddi bir verimlilik kaybına yol açtığını belirterek, sistemin baştan aşağı yeniden kurgulanması gerektiğini savundu. Cengiz'in temel eleştirisi, farklı kurumların aynı alanlarda yetki sahibi olması nedeniyle ortaya çıkan mükerrer denetimler ve bu süreçte heba edilen kamu kaynakları üzerine yoğunlaşıyor.
Parçalı Yapı Kaynakları Tüketiyor
Mevcut sistemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde yürütülen denetim faaliyetlerinin görev ve yetki kesişmeleriyle içinden çıkılmaz bir hal aldığına dikkat çeken Cengiz, bu durumun sadece zaman kaybı değil, aynı zamanda ciddi bir kamu zararı olduğunu ifade etti. Özellikle 81 ilde görev yapan sosyal güvenlik denetmenlerinin kayıt dışı istihdamdan sahte sigortalılığa kadar geniş bir yelpazede yürüttüğü çalışmaların, koordinasyon eksikliği nedeniyle istenen verim düzeyine ulaşamadığı belirtiliyor. Cengiz, denetmenlerin yalnızca kayıt dışı istihdamla sınırlı olmayan, asgari işçilik incelemelerinden anlaşmalı boşanma vakalarına kadar uzanan stratejik görevlerinin, sistemin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını hatırlattı. Ancak mevcut yapıda aynı iş yerinin veya olayın birden fazla birim tarafından farklı zamanlarda incelenmesi, hem iş dünyası üzerinde gereksiz bir baskı oluşturuyor hem de kamu personelinin enerjisini verimsiz bir şekilde tüketiyor.
Avrupa Modeli Örnek Alınabilir
Çözüm önerisi olarak uzmanlıkların korunacağı ancak denetim süreçlerinin tek bir çatı altında birleştirileceği karma bir model öneren Tuncay Cengiz, Avrupa Birliği ülkelerindeki uygulamalara işaret etti. İspanya ve İtalya gibi ülkelerde başarıyla uygulanan entegre denetim yapılarının Türkiye için bir model teşkil edebileceğini belirten Cengiz, bu dönüşümün sanılanın aksine devasa bütçeler veya yeni kadrolar gerektirmediğini savundu. Mevcut insan kaynağının, yani yaklaşık 2 bin 500 sosyal güvenlik denetmeni, 900 iş müfettişi ve 400 sosyal güvenlik müfettişinin koordineli bir şekilde yönetilmesinin, kısa vadede birleşik bir sistemin temelini atabileceğini vurguladı. Bu modelin temel amacı, denetim sayısını artırmaktan ziyade, doğru iş yerinin doğru zamanda ve doğru uzmanlıkla denetlenmesini sağlamak olarak özetleniyor.
Sistemsel Dönüşüm İçin Hazırız
Denetim süreçlerinde hızın, uygulama birliğinin ve etkinliğin artırılmasının kayıt dışı istihdamla mücadeleyi de güçlendireceğini belirten Cengiz, sendika olarak bu sürece her türlü teknik desteği vermeye hazır olduklarını dile getirdi. Kamu kaynaklarının daha akılcı kullanıldığı, çalışan haklarının daha güçlü korunduğu ve bürokratik engellerin minimize edildiği bir sistemin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade eden DMS yönetimi, reform çağrısını somut bir eylem planına dönüştürmek için yetkilileri göreve davet ediyor. Cengiz'e göre, mevcut yapının yarattığı israfın önüne geçmek, ancak merkezi bir koordinasyon mekanizması ve uzmanlaşmış kadroların etkin kullanımıyla mümkün olacak. Bu dönüşüm, sadece denetim kalitesini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda sosyal güvenlik sisteminin geleceğini de güvence altına alacak bir adım olarak değerlendiriliyor.