Havadis | Ankara | Deprem gerçeğiyle yüzleşen Türkiye'de kentsel dönüşümün sigortası masaya yatırıldı

Deprem gerçeğiyle yüzleşen Türkiye'de kentsel dönüşümün sigortası masaya yatırıldı

Sigorta Haftası kapsamında düzenlenen özel panelde, Türkiye'nin deprem ve afetlere karşı dayanıklılığını artıracak kentsel dönüşüm süreçleri, finansal modeller ve sigorta sektörünün stratejik önemi detaylı bir şekilde tartışıldı.

Sigorta Haftası kapsamında düzenlenen özel panelde, Türkiye'nin deprem ve afetlere karşı dayanıklılığını artıracak kentsel dönüşüm süreçleri, finansal modeller ve sigorta sektörünün stratejik önemi detaylı bir şekilde tartışıldı.

Deprem gerçeğiyle yüzleşen Türkiye'de kentsel dönüşümün sigortası masaya yatırıldı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması ve iklim değişikliğinin getirdiği yeni riskler, kentsel dönüşüm süreçlerini sadece bir inşaat faaliyeti olmaktan çıkarıp çok boyutlu bir güvenlik meselesine dönüştürdü. Sigorta Haftası etkinlikleri çerçevesinde Quick Tower'da gerçekleştirilen OVP'nin Dayanıklılık Vizyonu: Riskten Dirençliliğe Kentsel Dönüşüm ve Sigorta başlıklı panel, bu kritik süreci finansman, şehir planlama ve risk yönetimi perspektifinden ele aldı. Toplantıda, 6 Şubat depremlerinin ardından ortaya çıkan ekonomik tablonun, sigorta sisteminin ne kadar hayati bir koruma kalkanı olduğunu bir kez daha kanıtladığı vurgulandı.

Ekonomik dayanıklılık için sigorta şart

Türkiye Sigorta Birliği Başkanı ve Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, paneldeki konuşmasında çarpıcı bir veriye dikkat çekti. 6 Şubat depremlerinde yaşanan ekonomik hasarın yalnızca yüzde 6'sının sigorta kapsamında olduğunu belirten Yaşar, bu durumun ciddi bir koruma açığına işaret ettiğini ifade etti. Yaşar, sigorta sektörünün sadece konutlarda değil, büyük altyapı yatırımlarından sanayi üretimine kadar her alanda ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliği için temel bir güvence mekanizması olduğunu belirtti. Coğrafyasının yüzde 92'si, nüfusunun ise yüzde 98'i deprem riski altında olan Türkiye'de, dayanıklılığın artık bütüncül bir toplum politikası olarak benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bina Tamamlama Sigortası ile güvenli dönüşüm

Panelde öne çıkan en önemli başlıklardan biri, kentsel dönüşüm projelerinde vatandaşın mağduriyetini engelleyecek mekanizmaların kurulmasıydı. Bina Tamamlama Sigortası'nın, sadece hak sahiplerini korumakla kalmayıp, aynı zamanda doğru müteahhit seçimi ve sürdürülebilir projelerin hayata geçirilmesinde bir filtre görevi görebileceği üzerinde duruldu. Ahmet Yaşar, depremin ve dirençli şehirlerin sigortasının kentsel dönüşüm olduğunu, kentsel dönüşümün sigortasının ise Bina Tamamlama Sigortası olduğunu belirterek, sektörün bu alandaki çalışmalarını SEDDK ve Türkiye Sigorta Birliği nezdinde kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti.

Bütüncül bir dönüşüm için yeni kurumlar önerisi

Kentsel dönüşümün sadece finansmanla çözülemeyeceğini savunan Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Nihat Şen ise sürecin insan, mülkiyet, hukuk ve mimarlık gibi pek çok disiplini aynı potada eritmesi gerektiğini vurguladı. Parsel bazlı yenilemelerin Türkiye'nin büyük ölçekli kentsel sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını belirten Şen, alan bazlı ve sürdürülebilir finansman modellerine duyulan ihtiyacı dile getirdi. Şen, tıkanan süreçleri açmak adına Kentsel Dönüşüm Arabuluculuğu sisteminin kurulması, Afet ve Şehircilik Bakanlığı ile Kentsel Dönüşüm Finansman Bankası gibi özel kurumların vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.

İklim riskleri ve geleceğin sigorta politikaları

Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise iklim değişikliği kaynaklı riskler oldu. Seller, heyelanlar ve orman yangınları gibi afetlerin sigorta gündeminin merkezine yerleştiğini belirten Ahmet Yaşar, Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde Türkiye Sigorta Birliği olarak sektörü temsil edeceklerini duyurdu. Sigortanın yaygınlaşması önündeki mali engellerin kaldırılması gerektiğini de belirten Yaşar, banka teminatları ile sigorta ürünleri arasındaki vergi farklılıklarının giderilmesinin, hem sektörü büyüteceğini hem de BSMV ve Kurumlar Vergisi gibi kalemlerle devlete yeni gelir kaynakları oluşturabileceğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız