Havadis | Ankara | Depremin yaraladığı asırlık mabetler ayağa kalktı: Cemaatiyle buluşmaya hazır

Depremin yaraladığı asırlık mabetler ayağa kalktı: Cemaatiyle buluşmaya hazır

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Diyarbakır ve Bingöl'de ağır hasar alan 6 tarihi cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün titiz restorasyon çalışmalarıyla yeniden ibadete açılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ecdat yadigarı bu eserlerin cuma namazıyla birlikte kapılarını cemaate açacağını duyurdu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Diyarbakır ve Bingöl'de ağır hasar alan 6 tarihi cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün titiz restorasyon çalışmalarıyla yeniden ibadete açılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ecdat yadigarı bu eserlerin cuma namazıyla birlikte kapılarını cemaate açacağını duyurdu.

Depremin yaraladığı asırlık mabetler ayağa kalktı: Cemaatiyle buluşmaya hazır
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından büyük hasar gören ve şehirlerin hafızasını temsil eden tarihi yapılar, hummalı bir restorasyon sürecinin ardından yeniden hayat buluyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyarbakır ve Bingöl sınırları içerisinde yer alan 6 asırlık mabedin, gerçekleştirilen kapsamlı güçlendirme ve onarım çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte 2 Ekim tarihinde cuma namazı ile eş zamanlı olarak yeniden ibadete açılacağını müjdeledi. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bu süreçte, yapıların sadece fiziksel bütünlüğü değil, aynı zamanda özgün mimari dokuları da bilimsel yöntemlerle koruma altına alındı. Bakan Ersoy, bu mabetlerin sadece birer ibadethane değil, aynı zamanda kültürel mirasın taşıyıcıları olduğunu vurgulayarak, deprem bölgesindeki yaraların sarılması noktasında tarihi eserlerin ihyasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Toplu açılış töreninin merkezi ise Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bulunan tarihi Ali Paşa Camii olacak.

Bilimsel yöntemlerle asırlık doku korundu

Restorasyon çalışmaları sırasında her bir eserin deprem kaynaklı hasarları, alanında uzman bilim heyetlerinin gözetiminde tek tek ele alındı. Özellikle Diyarbakır'daki Ali Paşa, Melik Ahmet Paşa, Parlı Safa, Cafer-i Tayyar ve Hanbaşı camileri ile Bingöl'deki Balaban Bey Camii'nde uygulanan teknikler, yapıların statik güvenliğini en üst seviyeye taşıdı. Ali Paşa Camii'nde, 16. yüzyıldan günümüze ulaşan özgün kündekari kepenkler ve ahşap minber gibi unsurlar konservasyon süreçlerinden geçirilerek yerlerine monte edildi. Yapıdaki betonarme eklentiler temizlenerek, Diyarbakır'ın geleneksel dam sistemine uygun bir üst örtü tasarımı hayata geçirildi. Benzer şekilde, 15. yüzyıla tarihlenen Parlı Safa Camii'nin minaresi, ağır hasar görmesi nedeniyle çelik kuşaklarla emniyete alındı ve zemin etütleri yapılarak temel güvenliği sağlandı.

Tarihi mirasın her detayı titizlikle işlendi

Cafer-i Tayyar Camii ve Türbesi'nde ise depremde yıkılan minare bölümleri, orijinal taş dokusuna sadık kalınarak yeniden inşa edildi. Yapının duvarları ve tonozları, enjeksiyon yöntemleri ve yapısal güçlendirmelerle sağlamlaştırıldı. 1853 yılında inşa edilen Hanbaşı Camii'nde, 2022 yılından bu yana devam eden onarım süreci, deprem sonrası güçlendirme çalışmalarıyla birleştirilerek caminin özgün mimari karakteri tamamen ortaya çıkarıldı. Melik Ahmet Paşa Camii'nde ise kubbe ve taşıyıcı duvarlardaki çatlaklar, jeoradar çalışmaları ve detaylı sondajlar neticesinde onarıldı. Kurşun örtüden kalem işlerine kadar her detay, ecdadın bıraktığı mirasın ruhuna uygun şekilde yenilenerek, cami cemaatini ağırlayacak hale getirildi.

Bingöl'de Akkoyunlu mirasına sahip çıkıldı

Çalışmalar sadece Diyarbakır ile sınırlı kalmadı; Bingöl'de bulunan ve Akkoyunlu döneminden günümüze ulaşan tarihi Balaban Bey Camii de bu kapsamda kapsamlı bir restorasyondan geçti. Depremde ağır hasar alan minaresi kontrollü bir şekilde sökülerek, özgün yapım teknikleri kullanılarak yeniden ayağa kaldırıldı. Caminin avlu, harim ve mahfil bölümlerindeki ahşap döşemeler ile mekanik tesisatlar tamamen yenilendi. Bakan Ersoy, bu çalışmaların sadece bir onarım süreci olmadığını, aynı zamanda şehirlerin kültürel kimliğini geleceğe taşıma gayreti olduğunu belirterek, emeği geçen tüm uzmanlara ve çalışanlara teşekkürlerini iletti. Yeniden ibadete açılacak olan bu 6 mabet, bölge halkı için hem manevi bir buluşma noktası hem de tarihin izlerini taşıyan birer güvenli liman olma özelliğini sürdürecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız