İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye'nin yeni yasama yılına Cumhuriyet tarihinin en büyük finansal vurgunlarından biriyle girdiğini belirterek, bu olayın münferit bir magazin haberi gibi geçiştirilmesine sert tepki gösterdi. TBMM'de partisinin grup toplantısında kürsüye çıkan Dervişoğlu, yaşananların iktidarın gözetimi altında gerçekleşen bir hırsızlık olduğunu savunarak, vatandaşın alın teri ve birikimlerinin bir saadet zinciriyle heba edildiğini vurguladı. Dervişoğlu, bu çapta bir organizasyonun siyasi onay, yargı zırhı ve bürokratik destek olmadan hayata geçirilmesinin imkansız olduğunu ifade etti.
Devletin bilgisi dahilinde geçen aylar
Dervişoğlu, devletin bu vurgundan habersiz olduğu iddiasını kesin bir dille reddetti. Tam bir yıl önce borsa ve fonlardaki şüpheli işlemleri kürsüden dile getirdiklerini hatırlatan İYİ Parti lideri, 2 Aralık 2025 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi'ni işaret etti. O dönemde fonlardaki risklerin ve SPK'nın alması gereken tedbirlerin masaya yatırıldığını belirten Dervişoğlu, devletin ve ilgili kurumların tehlikeyi önceden bildiğini, ancak aylar boyunca hiçbir somut adım atılmadığını savundu. Bu ihmalin, vurgunun büyümesine zemin hazırladığını öne sürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a üç kritik soru
Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a doğrudan seslenen Dervişoğlu, yaşananların yönetim zaafı mı yoksa bir suç ortaklığı mı olduğunu sorgulayan üç temel soru yöneltti. Erdoğan'ın her şeye gücü yeten bir sistemin başında olduğunu hatırlatan Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı'nın bu büyüklükteki bir kara para trafiğinden habersiz olmasının büyük bir yönetim zafiyeti olduğunu belirtti. Eğer haberdarsa ve engelleyemiyorsa sistemin çöktüğünü, şayet göz yumuyorsa da suça iştirak ettiğini iddia etti. Dervişoğlu, bu şüphenin doğrudan iktidarın en tepesindeki isme yöneldiğini ve Türk milletinin bu konuda net bir açıklama beklediğini vurguladı.
Aklanma borsasına karşı uyarı
İktidarın olayı sadece haksız kazançların iadesiyle kapatmaya çalışmasını kabul etmediklerini belirten Dervişoğlu, geçmişteki FETÖ borsası örneğini hatırlatarak yeni bir aklanma borsası kurulmaması konusunda uyardı. 3-5 kurban verilerek asıl sorumluların kurtarılmaya çalışılmasının adalet olmadığını ifade eden Dervişoğlu, sadece paranın değil, milletin itibarının ve haysiyetinin de iade edilmesi gerektiğini söyledi. İktidardan kelle değil, hesap istediklerini belirten Dervişoğlu, hırsızın çaldığını geri getirip masaya bırakmasının suçun üzerini örtmeyeceğini, herkesin hem çaldıklarını geri vermesi hem de yargı önünde hesap vermesi gerektiğini sözlerine ekledi.