Anadolu'nun kalbi Çorum'da, Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa'da yürütülen arkeolojik kazılar, dünya tarihini yeniden şekillendirecek nitelikte bir keşfe sahne oldu. Büyükkale bölgesinde, saray yapılarının bulunduğu alanda toprak altından çıkarılan çivi yazılı bir tablet parçası, insanlık tarihinin en eski yazılı barış antlaşmalarından biri olan Kadeş'in izlerini taşıyor. Uzun süredir devam eden bilimsel çalışmalar ve titiz restorasyon süreçlerinin ardından, bu küçük kil parçanın aslında devasa bir diplomatik metnin parçası olduğu kesinleşti.
Binlerce yıllık diplomasi metni yeniden okunuyor
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu önemli buluntuyu 21 Eylül Dünya Barış Günü'nde kamuoyuyla paylaşarak, Anadolu topraklarının barış ve diplomasi tarihindeki sarsılmaz yerine vurgu yaptı. Bakan Ersoy, keşfin sadece arkeolojik bir başarı değil, aynı zamanda günümüz dünyasına verilmiş evrensel bir mesaj olduğunu belirtti. Tabletin üzerinde yer alan Akadça çivi yazılı metinler, iki büyük güç olan Hitit Kralı III. Hattuşili ile Mısır Kralı II. Ramses arasındaki uzlaşının detaylarını gözler önüne seriyor. Özellikle sığınmacıların haklarını koruyan ve evlerin tahrip edilmesini yasaklayan maddeler, binlerce yıl öncesinden bugünün dünyasına insan onurunu hatırlatan bir çağrı niteliği taşıyor.
Bir yıl süren bilimsel titizlik
Büyükkale'deki E binası yakınlarında keşfedilen bu parça, bulunduğu andan itibaren bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Yaklaşık bir yıl boyunca uzmanlar tarafından detaylı bir şekilde incelenen tabletin, Kadeş Barış Antlaşması'nın 12 ile 20. maddeleri arasındaki hükümleri barındırdığı anlaşıldı. Metnin okunabilen kısımları, iki ülke arasında kaçan insanların nasıl muamele göreceğine dair hukuki düzenlemeleri içeriyor. Bu keşif, daha önce 1906-1912 yılları arasında yapılan kazılarda bulunan ve bugün İstanbul, Ankara, Berlin ve St. Petersburg'daki müzelerde sergilenen diğer parçaların tamamlayıcısı olma özelliğini taşıyor.
Barışın izinde yeni keşifler bekleniyor
Kadeş Barış Antlaşması'nın Mısırca metni, Mısır'daki tapınak duvarlarına hiyerogliflerle kazınmış olsa da, Akadça yazılı kil tablet nüshaları Hattuşa'nın tarihsel önemini perçinliyor. Bakan Ersoy, bu buluntunun sadece geçmişi aydınlatmakla kalmayıp, günümüzdeki çatışmalara ve insani krizlere karşı da bir sorumluluk hatırlatması olduğunu ifade etti. Filistin'de yaşanan acılara da değinen Ersoy, binlerce yıl önce yazılan bu barış metninin, insanların güven içinde yaşayacağı bir gelecek umudunu simgelediğini belirtti. Hattuşa'daki kazı ekibi, Büyükkale'de sürdürülen çalışmalarda antlaşmanın eksik kalan diğer parçalarına ulaşmayı hedefliyor. Her yeni parça, dünya diplomasi tarihinin bu en eski ve en kıymetli belgesinin üzerindeki sis perdesini biraz daha aralıyor ve insanlığın barış arayışının ne kadar köklü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.