Türk Eğitim Derneği'nin düşünce kuruluşu TEDMEM, eğitimde yapay zekanın geldiği noktayı masaya yatırdı. ABD, Çin, Güney Kore ve Almanya dahil 11 ülkenin uygulamalarını inceleyen rapor, Türkiye'deki tabloyu gözler önüne serdi. Raporun en çarpıcı bulgusu ise gençlerin yapay zekayla kurduğu ilişkinin boyutu.
Yapay Zeka Artık Bir Arkadaş mı?
Araştırmaya göre gençler yapay zekayı sadece ödev hazırlamak için kullanmıyor. Dertleşmek, kaygılarını paylaşmak ve üzüntüsünü anlatmak için de bu teknolojiye sarılıyor. Bu durum beraberinde iki büyük risk getiriyor. Birincisi "bilişsel devir", yani düşünme ve analiz etme süreçlerinin tamamen makineye bırakılması. İkincisi ise "duygu ve inanç devri". Uzmanlar, az sayıda teknoloji şirketinin milyonlarca gencin duygusal eğilimleri üzerinde orantısız bir etki gücü edindiğine dikkat çekiyor.
Dünyadan İki Ders: Güney Kore ve İsveç
Rapor, teknolojiyi eğitimin merkezine almanın her zaman doğru sonuç vermediğini iki ülke örneğiyle açıklıyor. Güney Kore'nin 2023'te başlattığı dijital ders kitabı projesi, veli ve öğretmenlerin tepkisiyle karşılaştı. Hatalı bilgi riskleri ve ekran süresinin artması endişesiyle okulların sadece yüzde 32'si bu uygulamaya dahil oldu. İsveç ise uzun yıllar teknolojiyi merkeze aldıktan sonra PISA ve PIRLS gibi uluslararası sınavlarda düşüş yaşayınca ekran süresini kısıtlama kararı aldı.
Türkiye'ye 'Yapay Zeka Ehliyeti' Önerisi
TEDMEM'in çözüm önerisi ise dikkat çekici. Tıpkı araba kullanmak için ehliyet gerektiği gibi, yapay zekayı güvenli kullanmak için de bir belge şart koşuluyor. Öneri, lise sonunda öğrencilere "Yapay Zeka Ehliyeti" verilmesi. Bu ehliyetin, öğrencinin bilinçli, güvenli ve etik kullanım becerisini ölçmesi bekleniyor. Raporda ayrıca ödev merkezli geleneksel eğitim sisteminin de değişmesi gerektiği vurgulanıyor. Yazma etkinliklerinin sınıfta yapılması, sözlü anlatım ve münazara gibi yöntemlerin değerlendirmedeki payının artırılması öneriliyor.

Uzman Kadro Yetersiz
Raporun ortaya koyduğu bir diğer çarpıcı tablo ise akademik altyapıdaki eksiklik. Türkiye, bilişim alanında ön lisans mezun sayısında dünyada üçüncü sırada. Ancak yüksek lisans ve doktora düzeyinde ilk 15 ülke arasına giremiyor. 33 üniversitede açılan yapay zeka lisans programında görev yapan 221 öğretim elemanından sadece 26'sı profesör. TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, bu durumun ülkenin geleceği için kritik olduğunu belirterek, "Yapay zekayı kullanıp tüketen değil, geliştiren bir yapıya geçmeliyiz" dedi.