Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen ve Sıfır Atık vizyonunun en önemli parçalarından biri haline gelen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, çevre koruma ve ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda hızla yaygınlaşıyor. Bakan Murat Kurum, sistemin devreye girdiği 1 Temmuz 2026 tarihinden 5 Eylül 2026'ya kadar geçen kısa sürede, 200 milyonu aşkın içecek ambalajının doğaya karışmak yerine geri dönüşüm süreçlerine dahil edildiğini duyurdu. Bu rakam, vatandaşların sisteme olan yoğun ilgisini ve çevre bilincinin toplumun her kesimine yayıldığını gözler önüne seriyor.
Sistemde rekor katılım ve toplama oranları
Bakan Kurum'un paylaştığı güncel verilere göre, Türkiye genelinde ulusal entegrasyon süreciyle birlikte DOA logolu PET, alüminyum ve cam içecek ambalajlarının toplanmasında büyük bir ivme yakalandı. 5 Eylül itibarıyla sistem üzerinden geri dönüşüme kazandırılan toplam ambalaj sayısı 205 milyon 709 bin 303 adede ulaştı. Sistemin dijital altyapısına kayıt yaptıran kullanıcı sayısı ise 3 milyon 214 bin 992 kişiye yükselerek, projenin ne kadar geniş bir kitle tarafından benimsendiğini kanıtladı. Özellikle büyükşehirlerdeki yüksek katılım oranları, geri dönüşüm alışkanlıklarının günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
Antalya zirvede: En çok ambalaj toplayan şehirler
DOA sisteminin başarısı coğrafi olarak da geniş bir alana yayılmış durumda. Verilere göre, en yüksek toplama performansını 46 milyon 678 bin 972 adet ambalajla Antalya sergiledi. Turizm başkentini, 38 milyon 675 bin 928 adetle İstanbul ve 24 milyon 339 bin 288 adetle İzmir takip etti. Listenin devamında ise 18 milyon 723 bin 778 adetle Adana ve 16 milyon 712 bin 516 adetle başkent Ankara yer aldı. Bu şehirler, sistemin etkin kullanımıyla hem çevresel temizliğe katkı sağlıyor hem de geri dönüşüm ekonomisinde öncü rol üstleniyor.
Ekonomiye 30 milyar TL değerinde dev katkı hedefi
Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) koordinasyonunda yürütülen bu sistem, sadece atık yönetimini değil, aynı zamanda ülke ekonomisini de doğrudan destekliyor. Vatandaşların DOA makinelerine bıraktıkları her bir ambalaj için 1 TL teşvik bedeli ödenmesi, sisteme olan motivasyonu artırırken, plastiklerin doğaya karışmasını engelleyerek ekosistemi koruma altına alıyor. Uzun vadeli hedefler ise oldukça iddialı; her yıl 25 milyar ambalajın toplanmasıyla Türkiye ekonomisine toplamda 30 milyar TL değerinde ham madde katkısı sağlanması planlanıyor. Sıfır Atık hareketiyle başlayan bu dönüşüm süreci, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik verimlilik açısından Türkiye için yeni bir dönemi temsil ediyor.