Türk savunma sanayisinin yerli imkanlarla geliştirdiği yeni nesil temel eğitim uçağı HÜRKUŞ-2, düzenlenen resmi törenle Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine dahil edildi. TUSAŞ Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleşen teslimat, Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde insanlı milli uçak döneminin fiilen başladığını simgeliyor. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran ve TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu'nun katılımıyla gerçekleşen törende, teslimat belgeleri imzalanarak uçaklar resmen teslim edildi. Törenin ardından gökyüzüne yükselen HÜRKUŞ-2 uçakları, gerçekleştirdikleri selamlama uçuşuyla yeni görevlerine başladıklarını duyurdu.

Geleceğin pilotları milli platformlarda yetişecek
HÜRKUŞ-2 projesi, sadece bir eğitim uçağı üretimi değil, aynı zamanda Türkiye'nin havacılık vizyonunun bir parçası olarak tasarlandı. Temel ve ileri başlangıç pilot eğitimini tek bir platformda birleştiren bu uçaklar, pilot adaylarının modern aviyonik sistemlere erken aşamada uyum sağlamasını kolaylaştırıyor. Bu sayede jet eğitim safhasına geçişte eğitim yükü ve maliyetler önemli ölçüde azalıyor. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, projenin mühendislik açısından önemine vurgu yaparak, HÜRKUŞ'un kokpit mimarisinin HÜRJET ve KAAN gibi ileri teknoloji platformlarla uyumlu tasarlandığını belirtti. Görgün, bu sayede pilotların yabancı bir mimari yerine alıştıkları sistemlerin gelişmiş versiyonlarıyla eğitimlerini sürdüreceklerini ifade etti. 2028 yılı sonuna kadar toplam 55 uçağın envantere girmesi hedeflenirken, 2027 yılında Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde HÜRKUŞ filolarının aktif olarak görev yapması planlanıyor.

İhracat potansiyeli ve küresel rekabet gücü
HÜRKUŞ-2, sadece eğitim kabiliyetleriyle değil, hafif taarruz ve yakın hava desteği görevlerini icra edebilme yeteneğiyle de uluslararası pazarda dikkat çekiyor. Yaklaşık 23 bin saatlik test faaliyetinin ardından uluslararası standartlarda askeri tip sertifikasyon alan platform, çok yönlülüğü sayesinde dünya genelinde birçok ülkenin ilgisini çekiyor. Yüzde 80'lere yaklaşan yerlilik oranıyla üretilen uçaklar, milli mühimmatların entegrasyonuna da tam uyum sağlıyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, HÜRKUŞ'un ilk uçuşundan bu yana elde edilen birikimin Türkiye'yi bu alanda dünyanın sayılı ülkelerinden biri haline getirdiğini belirtti. Yakın zamanda ihracat haberlerinin gelmesi beklenen HÜRKUŞ, dost ve müttefik ülkelerin hava kuvvetleri için de stratejik bir seçenek sunuyor.

Mühendislik zanaatından tasarım sanatına
2021 yılında başlayan güncel tasarım çalışmaları, uçağın aerodinamik performansını ve yapısal verimliliğini en üst seviyeye taşıdı. Ağırlığı azaltılarak sınıfının en akrobatik ve yüksek performanslı platformlarından biri haline getirilen HÜRKUŞ-2, 1600 beygir gücündeki turboprop motoruyla 30 bin feet irtifaya çıkabiliyor ve 320 KCAS azami hıza ulaşabiliyor. Projenin başlangıcında görev alan mühendislerin genç yaş ortalaması, Türkiye'nin insanlı hava platformları konusundaki insan kaynağı birikimini de gözler önüne seriyor. HÜRKUŞ projesinde kazanılan tasarım, geliştirme ve test tecrübesi, HÜRJET ve KAAN gibi daha büyük hedeflerin temelini oluşturuyor. Türkiye, kendi aklıyla tasarladığı, kendi sanayisiyle ürettiği ve dünyaya sunduğu bu platformlarla, savunma sanayisinde seri üretim ve hızlı teslimat dönemini kararlılıkla sürdürüyor.




