Ankara'da bir apart otelde çalışan 30 yaşındaki Gülhan Taş, geçtiğimiz yıl 8 Aralık sabahı işe gitmek üzere evinden çıktığı sırada, iki yıl önce kısa bir süre birlikte olduğu Mehmet Say'ın vahşi saldırısına uğradı. Sokak ortasında gerçekleşen bu saldırıda 21 bıçak darbesi alan genç kadın, kaldırıldığı Etlik Şehir Hastanesi'nde tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından tutuklanan Mehmet Say hakkında Ankara 33'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında, savcılık mütalaasını açıklayarak sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Savcı, sanığın eylemini 'Kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' ve 'Mala zarar verme' suçları kapsamında değerlendirerek ağırlaştırılmış müebbet ve 4 yıla kadar hapis cezası talep etti.

Sistematik taciz ve icra takibiyle gelen ölüm
Gülhan Taş, yaşamını yitirmeden kısa bir süre önce verdiği bir röportajda, Mehmet Say'ın kendisini nasıl bir kuşatma altına aldığını detaylarıyla anlatmıştı. Yaklaşık üç ay süren ve sonrasında bitirdiği ilişkisinin ardından Say'ın takıntılı davranışlarının başladığını belirten Taş, sanığın kendisini sürekli takip ettiğini, uzaklaştırma kararlarına rağmen farklı yollarla ulaşmaya çalıştığını ifade etmişti. Say'ın, Taş'ın banka hesabına zorla para göndererek dekontların açıklama kısımlarına mesajlar yazdığı, mail yoluyla tehditler savurduğu ve hatta genç kadının oturduğu siteye taşınarak baskı kurduğu ortaya çıktı. Taş, sanığın kendisine aldığı hediyeler için icra takibi başlatarak 130 bin liralık ödeme emri gönderdiğini ve bu yolla kendisini maddi olarak da köşeye sıkıştırmaya çalıştığını dile getirmişti.

Mahkemede savunma: Sevdiğim kadını öldürdüm
Duruşmaya Çorum'un Osmancık ilçesinden SEGBİS ile katılan anne Satı Taş, sanığın kızına karşı 29 kez uzaklaştırma kararı aldırdıklarını belirterek, Mehmet Say'ın cinayeti planlayarak işlediğini vurguladı. Baba Bünyamin Taş ise sanığın eylemini bir katliam olarak nitelendirerek en ağır cezanın verilmesini talep etti. Sanık Mehmet Say ise savunmasında suçlamaları reddederek, cinayeti tasarlamadığını, sadece konuşmak için beklediğini iddia etti. Kendisini 'sevdiğim kadını öldürdüm' diyerek savunan Say, internetten aldığı bıçağı tehditler nedeniyle taşıdığını öne sürdü. Ancak savcılık mütalaasında, sanığın olay günü Taş'ın binasının önünde 1 saat 40 dakika boyunca beklediği ve genç kadını uzun süredir sistematik bir şekilde rahatsız ettiği gerçeğine dikkat çekildi.

Yargı süreci devam ediyor
Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Say'ın tutukluluk halinin devamına karar verirken, sanık avukatlarının ek süre talebini kabul ederek duruşmayı 12 Kasım tarihine erteledi. Gülhan Taş'ın hayatı boyunca maruz kaldığı tehditler, hakaretler ve özel hayatının gizliliğinin ihlali gibi birçok konuda yaptığı adli başvurular, dava dosyasındaki yerini koruyor. Savcılığın ağırlaştırılmış müebbet talebi, kadına yönelik şiddet davalarında emsal teşkil edebilecek bir hukuki süreci işaret ederken, kamuoyu vicdanı adaletin tecelli etmesini bekliyor. Sanığın, genç kadını öldürmeden önce sosyal medya üzerinden yaptığı 'Azabım mazoşistliğimden daha beter olacak' şeklindeki paylaşımlar, cinayetin ne kadar önceden planlandığına dair tartışmaları da beraberinde getiriyor.