Havadis | Ankara | Hasan Mutlu hakkında ortaya atılan iddialara resmi yanıt: Felç riski iddiası gerçeği yansıtmıyor

Hasan Mutlu hakkında ortaya atılan iddialara resmi yanıt: Felç riski iddiası gerçeği yansıtmıyor

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, tutuklu Hasan Mutlu'nun sağlık durumuyla ilgili sosyal medyada yayılan iddiaların asılsız olduğunu belirterek, tedavi sürecine dair detayları kamuoyuyla paylaştı.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, tutuklu Hasan Mutlu'nun sağlık durumuyla ilgili sosyal medyada yayılan iddiaların asılsız olduğunu belirterek, tedavi sürecine dair detayları kamuoyuyla paylaştı.

Hasan Mutlu hakkında ortaya atılan iddialara resmi yanıt: Felç riski iddiası gerçeği yansıtmıyor
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), son günlerde bazı basın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan, tutuklu Hasan Mutlu'nun sağlık durumuyla ilgili iddialara yönelik kapsamlı bir açıklama yayımladı. Kamuoyunda 'Devlet Gözetiminde Felç Kalacak' başlığıyla dolaşıma sokulan ve Mutlu'nun ameliyat sonrası anestezi etkisindeyken cezaevine gönderildiği, doktorların 15 gün hastanede yatış önerisine rağmen felç riskiyle baş başa bırakıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.

Tedavi süreci ve tıbbi gerçekler

Resmi açıklamada, Hasan Mutlu'nun bel rahatsızlığına ilişkin tıbbi sürecin uzman hekimlerin gözetiminde ve düzenli bir şekilde yürütüldüğü belirtildi. İddialarda 'ameliyat' olarak nitelendirilen işlemin aslında 19 Ekim tarihinde gerçekleştirilen bir ağrı tedavisi olduğu ifade edildi. Hekimlerin bu süreçte herhangi bir ameliyat ihtiyacı yönünde kanaat bildirmediği, aksine hastanede yatış yerine ayaktan fizik tedavi sürecinin planlandığı kaydedildi.

Kendi isteğiyle tedaviyi reddetti

Sürecin devamında dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Mutlu'nun kendi beyanları oldu. DMM'nin açıklamasında, Hasan Mutlu'nun 23 Ekim tarihinde verdiği dilekçelerle fizik tedaviye gitmek istemediğini ve kendisine reçete edilen ilaçları kullanmayı reddettiğini yazılı olarak beyan ettiği bilgisi paylaşıldı. Bu durum, sağlık hizmetlerine erişimin engellendiği yönündeki iddiaların aksine, hastanın kendi iradesiyle tedavi sürecine katılım göstermediğini ortaya koyuyor.

Sağlık hakkı güvence altında

Ceza infaz kurumlarında bulunan tüm bireylerin sağlık hakkının, ulusal mevzuat ve insan haklarına dair uluslararası standartlar çerçevesinde devletin güvencesi altında olduğu bir kez daha hatırlatıldı. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik, algı oluşturma amacı taşıyan bu tür asılsız iddialara itibar edilmemesi gerektiği önemle vurgulandı. Devletin ilgili kurumları, tutukluların sağlık süreçlerinin şeffaf ve hukuki çerçevede yürütüldüğünü belirterek, dezenformasyon içeren paylaşımlara karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız