Türkiye ekonomisinin temel göstergelerinden biri olan iş gücü piyasası, Ağustos 2026 dönemine ait verilerle birlikte önemli bir başarıya imza attı. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından kamuoyuyla paylaşılan güncel istatistikler, işsizlik oranlarının uzun süredir devam eden tek haneli seyrini koruduğunu ve piyasanın dengeli bir büyüme grafiği çizdiğini gösteriyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, söz konusu verileri değerlendirerek piyasadaki istikrarın altını çizdi.
İşsizlikte 40 aylık istikrarlı süreç
Yılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Ağustos 2026 itibarıyla mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranının yüzde 7,8 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Bu veri, işsizlik oranlarının tek haneli rakamlardaki seyrini tam 40'ıncı aya taşıdığını kanıtlıyor. Özellikle genç ve kadın istihdamındaki iyileşme dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla gençlerde işsizlik oranı 2,9 puanlık bir düşüşle yüzde 13 seviyesine gerilerken, kadınlarda ise 1,7 puanlık azalışla yüzde 10,1 oranına ulaşıldı.
2029 yılına kadar 2,1 milyon yeni istihdam
Ekonomik büyümenin istihdam oluşturma kapasitesini daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gelecek projeksiyonlarına dair önemli ipuçları verdi. Türkiye'nin üretim ve yatırım kapasitesini artırarak, sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü karşılamak için mesleki ve teknik eğitimi önceliklendireceklerini ifade etti. Bu stratejik planlama doğrultusunda, iş gücüne katılımda zorluk yaşayan kesimlerin desteklenmesi ve atıl iş gücünün ekonomiye kazandırılmasıyla 2029 yılına kadar toplamda 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması hedefleniyor.
Kapsamlı kalkınma ve refah artışı
Hükümetin temel amacının, iş gücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamak ve ekonomik büyümenin meyvelerini vatandaşların yaşam standartlarına yansıyan kalıcı bir refah artışına dönüştürmek olduğunu vurgulayan Yılmaz, kararlılık mesajı verdi. Daha fazla üreten, ihracat kapasitesini artıran ve nitelikli istihdam oluşturan bir modelin benimsendiğini belirten Yılmaz, büyümenin kazanımlarının toplumun tüm kesimlerine yayılacağı kapsamlı bir kalkınma anlayışıyla çalışmaların sürdürüleceğini belirtti. Bu hedefler, Türkiye'nin orta vadeli ekonomik vizyonunun merkezinde yer alıyor.