Havadis | Ankara | Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı

Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı

Kırgız kültürünün inceliklerini 10 yaşından beri ilmek ilmek işleyen Asel Kalkanova, Ankara'da düzenlenen festivalde geleneksel kıyafetlerin sadece kumaş parçası değil, bir kadının tüm yaşam öyküsünü anlatan bir dil olduğunu gözler önüne serdi.

Kırgız kültürünün inceliklerini 10 yaşından beri ilmek ilmek işleyen Asel Kalkanova, Ankara'da düzenlenen festivalde geleneksel kıyafetlerin sadece kumaş parçası değil, bir kadının tüm yaşam öyküsünü anlatan bir dil olduğunu gözler önüne serdi.

Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

Kırgızistan'ın köklü geleneklerini yaşatmak adına hayatını adeta bir sanat eserine dönüştüren Asel Kalkanova, 55 yaşında olmasına rağmen çocukluk yıllarından bu yana süregelen bir tutkunun peşinden gidiyor. Henüz 10 yaşındayken annesi ve anneannesinin dizinin dibinde öğrendiği el işçiliği tekniklerini, bugün bir kültür elçisi olarak dünyanın farklı noktalarına taşıyor. Kalkanova, Ankara'da gerçekleştirilen Altınköy Türk Dünyası Kültür ve Sanat Festivali kapsamında, kendi elleriyle tasarlayıp diktiği geleneksel kıyafetleri sergileyerek başkentlilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Festival alanında düzenlenen mini bir defile ile izleyicilerin beğenisine sunulan bu özel koleksiyon, sadece estetik bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Kırgız kadınının tarihsel kimliğini de gözler önüne seriyor.

Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı

Kumaşın diliyle yazılan hayat hikayeleri

Kalkanova'nın hazırladığı kıyafetler, sadece birer giysi değil, adeta bir kadının medeni durumunu, yaşını ve hayatındaki önemli dönüm noktalarını anlatan sessiz birer anlatıcı görevi görüyor. Özellikle 'Köynek', 'Beldemçi', 'Etek' ve 'Eleçek' gibi parçaların her birinin kendine has bir dili olduğunu belirten Kalkanova, kıyafetlerdeki renklerin, başlıkların ve saç örgüsü modellerinin kadının yaşamındaki statüsünü belirlediğini ifade ediyor. Örneğin, bir kadının saç örgüsü sayısı onun bekar olduğunu simgelerken, 'eleçek' adı verilen geleneksel başlığı takması evli olduğu anlamına geliyor. Hatta eleçeğin kenarındaki kırmızı süslemeler, yeni doğum yapmış bir anneyi işaret ediyor. Bu detaylar, Kırgız kültüründe kadının yaşam evrelerinin giyim kuşam üzerinden nasıl bir toplumsal kodlamaya sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı

Nesilden nesile aktarılan bir miras

Asel Kalkanova, bu kıyafetlerin yapım sürecinin standart bir üretimden çok daha derin bir anlam taşıdığını vurguluyor. Bir kıyafetin tamamlanması için belirli bir süreye ihtiyaç duyulmadığını, aksine yıllar geçtikçe üzerine yeni süslemeler ve parçalar eklenerek kıyafetin adeta yaşayan bir organizma gibi geliştiğini anlatıyor. Kalkanova, bu süreci şu sözlerle özetliyor: Bir gümüş düğme bulduğumda onu başka bir yere yakıştırabiliyorum. Bazen 10 yıllık bir kıyafetin üzerine bile yeni bir dokunuş eklediğim günler oluyor. Bu geleneksel parçalar, babaannesinden kalan kıyafetleri yıkayıp kullanmaya devam edecek kadar köklü bir aidiyet duygusuyla korunuyor. Kalkanova, bu çalışmaları ticari bir kazanç kapısı olarak değil, kültürel bir mirasın gelecek kuşaklara aktarılması için bir görev olarak görüyor.

Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı

Kültürel bir sorumluluk bilinci

Kırgızistan'da 'Geleneksel kültür yaşatıcısı ve taşıyıcısı' olarak anılan Kalkanova, bu kadim bilgiyi sadece kendi ailesiyle sınırlı tutmuyor. Pamir Kırgızları, Çin ve Tacikistan'daki Kırgız topluluklarının geleneklerini de derinlemesine inceleyerek bu kültürü yeniden canlandırmak için büyük bir çaba sarf ediyor. Kendisine yardımcı olan diğer kadınlarla birlikte bir dayanışma içinde çalışan Kalkanova, en büyük gayesinin bu geleneksel el sanatlarını kendi torunlarına ve gelecek nesillere layıkıyla devretmek olduğunu belirtiyor. Kalkanova'ya göre, bu kıyafetleri dikmek bir iş değil, bir yaşam biçimi ve atalara duyulan derin bir saygının ifadesi. Ankara'daki festivalde sergilenen bu eserler, izleyenlere sadece Kırgızistan'ın renklerini değil, aynı zamanda bir halkın kendi kimliğini koruma konusundaki kararlılığını da gösterdi.

Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı

Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı

Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı

Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı

Kırgızistan'ın yaşayan hafızası: Bir kıyafetin içine koca bir ömür sığdırdı

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız