Ankara'nın kalbi sayılan Kuğulu Park, geçtiğimiz günlerde oldukça özel ve duygusal anlara sahne oldu. Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen etkinlik, serebral palsili bireylerin yaşam mücadelesine dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla gerçekleştirildi. Serebral Palsili Çocuklar Derneği (SERÇEV) üyelerinin, ailelerin ve çocukların yoğun katılımıyla gerçekleşen buluşmada, engelli bireylerin hayata daha güçlü tutunabilmeleri için atılan adımlar masaya yatırıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın da katıldığı program, çocukların sergilediği koro gösterisiyle unutulmaz bir final yaptı.
Erken tanı ve müdahalenin hayati önemi
Etkinlikte bir konuşma yapan Bakan Göktaş, serebral palsili bireylerin her birinin kendine has hikayeleri olduğunu vurgulayarak, bu yolculukta atılan ilk adımın önemine dikkat çekti. Göktaş, erken tanı ve doğru yönlendirmenin bir çocuğun geleceğini tamamen değiştirebileceğini belirterek, bu süreçte ailelerin yanında olmanın bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Bakanlık olarak engelli bireylerin hayatın her alanında eşit ve bağımsız bir şekilde yer almalarını hedeflediklerini belirten Göktaş, erken müdahalenin sadece tıbbi bir süreç değil, aynı zamanda sosyal bir destek mekanizması olduğunu dile getirdi. Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi'nin, 0-8 yaş arasındaki çocukların gelişim süreçlerini desteklemek adına kritik bir rol oynadığını hatırlatan Bakan, bu sistemin ailelerin ilk günden itibaren yanında olma vizyonuyla kurgulandığını belirtti.
Sosyal destek ağları ve genişleyen hizmet kapasitesi
Bakan Göktaş, konuşmasında devletin sunduğu sosyal desteklerin rakamsal boyutlarına da değindi. Evde bakım desteğiyle binlerce ailenin yükünü hafiflettiklerini belirten Göktaş, bugün itibarıyla Türkiye genelinde yaklaşık 490 bin engelli vatandaşa düzenli destek sağladıklarını açıkladı. Ankara özelindeki verilere de değinen Bakan, sadece başkentte bu ay 20 bin 527 kişinin bu hizmetlerden yararlandığını belirtti. Gündüzlü bakım merkezlerinin önemine vurgu yapan Göktaş, engelli bireylerin günlük yaşam becerilerini geliştirmeleri ve sosyal hayata aktif katılım sağlamaları için bu merkezlerin sayısının 150'ye ulaştığını ifade etti. Ankara'da bulunan 6 merkezde, 300 kişilik kapasiteyle 52 bin saati aşkın hizmet sunulduğunu belirten Bakan, bu çalışmaların engelli bireylerin özgüvenlerini artırdığını ve onları toplumsal yaşamın bir parçası haline getirdiğini vurguladı.
Farkındalığın ötesinde bir yaşam vizyonu
Farkındalık kavramının sadece söylemde kalmaması gerektiğini belirten Bakan Göktaş, bu kavramın ancak somut davranışlara dönüştüğünde bir anlam ifade edeceğinin altını çizdi. Bir binaya rampa yapmanın fiziksel bir ihtiyaç olduğunu ancak çocuğun kendini sınıfına ait hissetmesinin çok daha derin bir gereklilik olduğunu belirten Göktaş, erişilebilirlik anlayışının sadece mimari değil, sosyal ve kamusal hizmetlerin tamamını kapsayan bir vizyonla ele alınması gerektiğini savundu. Engelli bireylerin sadece iş sahibi olmalarının değil, aynı zamanda karar alma süreçlerinde söz sahibi olmalarının da büyük bir değer taşıdığını ifade eden Bakan, engellerin kaldırıldığı bir toplum için çalışmaların kararlılıkla süreceğini belirtti. Etkinlik, çocukların neşeli koro gösterisiyle sona ererken, katılımcılar engelsiz bir gelecek için umut dolu mesajlar verdi.