Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kamuoyuna duyurulan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), sendikal cephede ciddi bir yankı uyandırdı. Memur-Sen, açıklanan ekonomik hedeflerin sabit gelirlilerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, özellikle enflasyon tahminlerindeki sapmaların kamu çalışanlarının alım gücünü nasıl erittiğine dair sert bir eleştiri metni yayımladı. Sendika yönetimi, ekonomik istikrarın sağlanması hedefini desteklediklerini ancak bu sürecin faturasının kamu görevlilerinin alın terine kesilmemesi gerektiğini vurguladı.
Enflasyon tahminlerindeki büyük sapma
Memur-Sen tarafından yapılan değerlendirmede, geçmiş dönemlerdeki toplu sözleşme süreçlerinde referans alınan enflasyon tahminlerinin piyasa gerçekleriyle örtüşmediği savunuldu. 2026 yılı için daha önce yüzde 16 olarak öngörülen enflasyon hedefinin yüzde 28,4 seviyesine çıkarılması, 2027 yılı için ise yüzde 9’dan yüzde 21’e yükseltilmesi, sendika tarafından masadaki iradenin baskılanması olarak yorumlandı. Açıklamada, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri sırasında sunulan verilerin ne kadar yanıltıcı olduğunun bugün ortaya çıkan rakamlarla tescillendiği ifade edildi. Sendika, 2027 yılına dair enflasyon hedefinin bir yıl içinde 2,33 katına çıkarılmasının, kamu görevlilerinin maaş artışlarının belirlenmesinde kullanılan yöntemin adaletsizliğini kanıtladığını belirtti.
Tasarruf yükü kamu çalışanına mı yıkılıyor?
Ekonomik programların başarısının sadece düşük enflasyon veya istikrarlı büyüme rakamlarıyla ölçülemeyeceğini belirten Memur-Sen, kazanımların toplumun tüm kesimlerine adil bir şekilde yansıtılması gerektiğini hatırlattı. Mali disiplin adı altında yapılan düzenlemelerin kamu görevlilerinin refahını göz ardı etmemesi gerektiğinin altı çizildi. Fiyat istikrarının sadece maaşları baskılamak için bir araç olarak kullanılmasına karşı çıkan sendika, ekonomi yönetiminin mevcut politikalarını acilen gözden geçirmesi gerektiğini savundu. Özellikle 2027 yılı için daha önce öngörülen yüzde 5 artı yüzde 4’lük zam oranının, yeni enflasyon tahminleri karşısında tamamen eridiği ve güncellenmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.
Gelir makası kapanmalı ve adalet sağlanmalı
Sendikanın talepleri arasında en dikkat çekici olanı, görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki açılan makasın kapatılması oldu. Memur-Sen, kamu çalışanları arasında oluşan ücret dengesizliğinin giderilmesi için seyyanen zam gibi iyileştirici adımların atılmasını beklediklerini yineledi. Hakem Kurulu kararıyla belirlenen ve enflasyon karşısında eriyen maaşların telafi edilmesi gerektiğini belirten sendika yönetimi, büyümenin nimetlerinden kamu görevlilerinin ve emeklilerin de hak ettikleri payı alması gerektiğini vurguladı. Sabit gelirlilerin satın alma gücünün korunması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir bir büyüme sürecine girmesi için vazgeçilmez bir şart olarak tanımlandı.