Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Mevsimlik Tarım İşçiliği İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, tarımsal üretimin gizli kahramanları olan mevsimlik işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesinde yeni bir aşamaya geçildiğini açıkladı. 2010 yılından bu yana yürütülen ve 2024 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yeni bir çerçeveye oturtulan Mevsimlik Tarım İşçileri Projesi (METİP), artık sadece barınma odaklı bir yapıdan çıkarılarak, çok daha geniş kapsamlı ve yerel dinamiklerin ön planda olduğu bir modele dönüştürülüyor. Bakan Işıkhan, bugüne kadar elde edilen tecrübenin, projenin geleceği için en büyük sermaye olduğunu vurguladı.
Geçmişten geleceğe METİP: 16 yıllık deneyim
Bakan Işıkhan'ın paylaştığı verilere göre, 2010-2013 yılları arasında 38 ilde 65 projeye yaklaşık 96 milyon liralık bir kaynak aktarımı gerçekleştirildi. 2017 ile 2026 yılları arasındaki dönemde ise 23 ilde 180 milyon liralık bir ödenek tahsis edilerek saha çalışmaları güçlendirildi. Bugün gelinen noktada 21 ilde 37 aktif METİP alanı ile hizmet verildiğini belirten Işıkhan, bu altyapının artık daha sürdürülebilir, yerel aktörlerin katılımına açık ve katılımcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Bakanlık, bu süreçte sadece merkezi bir planlama değil, valiliklerin koordinasyonunda yerel yönetimlerin, üretici örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının sürece daha aktif dahil edilmesini amaçlıyor.
Bütüncül bir yaşam modeli hedefi
METİP'in sadece çadır veya barınma alanları oluşturmaktan ibaret bir proje olmadığını belirten Işıkhan, asıl hedeflerinin mevsimlik tarım işçilerinin yaşam şartlarını bütüncül bir yaklaşımla iyileştirmek olduğunu dile getirdi. Bu modelin temel taşlarını; çocukların eğitimden kopmasının engellenmesi, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve tarımsal üretimin ihtiyaçlarıyla uyumlu, kalıcı bir sistem oluşturulması oluşturuyor. Özellikle elektrik ve su gibi işletme giderlerinin sürdürülebilir şekilde karşılanması ve tarım iş aracılığı sisteminin kayıtlı hale getirilmesi, insana yakışır iş ortamının tesisi için kritik adımlar olarak görülüyor. Bakan Işıkhan, üreticilerin de iş gücünün barınma şartlarına katkı sunabileceği mikro destek modellerinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kurumlar arası iş birliği ile veri odaklı çözüm
Projenin başarısının kurumlar arası koordinasyona bağlı olduğunu belirten Işıkhan, İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları ile yürütülen veri temelli iş birliğinin önemine dikkat çekti. Bu entegre sistem sayesinde işçilerin ve ailelerinin ihtiyaçlarının daha sağlıklı takip edildiğini belirten Bakan, Sosyal Destek Merkezleri aracılığıyla çocukların eğitim süreçlerinin yakından izlendiğini, yaz okulları ve telafi eğitimleri ile eğitimle olan bağlarının koparılmadığını ifade etti. Toplantıda, 2024/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nin uygulanmasında karşılaşılan zorluklar ve ihtiyaçlar da masaya yatırıldı. Bakan Işıkhan, sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda, yerel kaynakların daha etkin kullanıldığı ve özel sektörün katkısının artırıldığı bir modelin, mevsimlik tarım işçiliğinde yeni bir dönemi başlatacağını sözlerine ekledi.